Türkiye’nin jeolojik yapısına da değinen ve aynı zamanda ve aynı zamanda Türkiye Madenciler Derneği Genel Başkanı olan Mehmet Yılmaz, ülkenin Tetis kuşağı üzerinde yer aldığını hatırlatarak, fay hatlarının yerleşim alanları açısından büyük bir risk ve musibet olduğunu ancak aynı jeolojik yapıların maden rezervlerinin oluşumu açısından adeta birer otoyol işlevi gördüğünü söyledi. Türkiye’nin yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık bir yer altı servetine sahip olduğuna dikkat çeken Yılmaz, özellikle ülkenin orta kesimlerinde nadir toprak elementleri açısından ciddi bir potansiyel bulunduğunu ifade etti. Cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından MTA ve ETİ Maden’in kurulmasının stratejik bir vizyonun ürünü olduğunu belirten Yılmaz, ancak günümüzde yalnızca maden çıkarmanın yeterli olmadığını, esas hedefin “uç ürün” olarak tanımlanan yüksek katma değerli üretime geçmek olması gerektiğini vurguladı. AR-GE faaliyetlerine daha fazla önem verilmesi ve bu alana güçlü kaynak aktarılması gerektiğini dile getiren Yılmaz, “Bunu başarabilirsek Türkiye, sahip olduğu Allah vergisi potansiyelle yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandıran ve küresel ölçekte söz sahibi olan bir ülke konumuna gelebilir” dedi.

ÇED SÜRECİNDEKİ YUMUŞAMA, DÜNYA İLE PARALEL ATILMIŞ BİR ADIM

Madencilik alanında son dönemde çıkarılan yasal düzenlemelere de değinen Mehmet Yılmaz, özellikle orman izinleri ve ÇED süreçlerinin daha hızlı işlemesini sağlayan düzenlemelerin, dünya genelindeki uygulamalarla paralel olduğunu savundu. Yılmaz, ABD’de yapılan son seçimlerin ardından, yeni yönetimin ilk icraatlarından birinin madencilik faaliyetlerindeki izin engellerinin kaldırılması yönünde talimat vermesi olduğunu hatırlatarak, Türkiye’de atılan adımların da bu küresel eğilimin bir parçası olduğunu söyledi.

Uşak'ın Sivaslı İlçe Pınarbaşı kavşağında kırmızı ışıkta geçenlere ceza yazıldı!
Uşak'ın Sivaslı İlçe Pınarbaşı kavşağında kırmızı ışıkta geçenlere ceza yazıldı!
İçeriği Görüntüle

RAFİNAJA DAHA ÖNCE YATIRIM YAPAN ÇİN, BUGÜN DÜNYANIN 15 YIL İLERİSİNDE

Küresel ölçekte madencilik faaliyetlerinin daha çok önem kazandığını ve değerli metallerin artık belirleyici özelliği olduğunu belirten Mehmet Yılmaz, rafinajın da büyük önem taşıdığını belirtti. Venezüella’da yaşanan gelişmeler ve ABD ile Çin arasındaki değerli metaller üzerinden restleşmelere değinen Mehmet Yılmaz, madencilik sektöründe neredeyse tüm yolların Çin’e çıktığını belirtti. Mehmet Yılmaz, yaklaşık 25–30 yıl önce rafinaj ve işleme teknolojilerine ciddi yatırımlar yapan Çin’in bugün bu alanda dünyanın yaklaşık 15 yıl önünde olduğunu söyledi. Yılmaz, Çin’in zaman zaman dünyaya hammadde ve işlenmiş ürün satmama yönünde aldığı kararların, küresel ölçekte büyük oyuncular üzerinde ciddi bir stres ve baskı oluşturduğunu ifade etti. Özellikle nadir toprak elementleri ve kritik minerallerin, önümüzdeki dönemde hem yeşil dönüşüm politikalarında hem de savunma sanayisinde hayati bir rol üstleneceğini vurgulayan Yılmaz, bu tabloya bakıldığında dünya genelinde madencilik faaliyetlerinin mevcut seviyenin 6 ila 9 katına çıkmasının kaçınılmaz hale geldiğini kaydetti.