Uşak Üniversitesi’nde Down Sendromu Farkındalık Günü için düzenlenen etkinliğe Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özkan Candan, Malkoçoğlu İlkokulu Müdürü Nail Şefik, Uşak Üniversitesi Engelsiz Birim Koordinatörü Doç. Dr. Şule Güçyeter, İl Milli Eğitim Müdür yardımcıları, şube müdürleri, akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve davetliler katıldı. Açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özkan Candan, 21 Mart tarihinin Down sendromunun genetik yapısını simgelediğini belirterek, 21. kromozomun üç tane olmasının bu tarihle sembolleştirildiğini ifade etti. Prof. Dr. Candan, Down sendromunun bir eksiklik olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak bunun dünyaya katılmış fazladan bir sevgi ve farklı bir bakış açısı olduğunu söyledi. Down sendromlu bireylerin toplumun her alanında yer almasının bir hak olduğunu belirten Candan, farkındalık çalışmalarının önemine dikkat çekti.

“-1 DEĞİL +1 ANLAYIŞIYLA FARKINDALIK OLUŞTURMALIYIZ”
Malkoçoğlu İlkokulu Müdürü Nail Şefik ise Down sendromlu bireyler hakkında toplumda var olan önyargıların kırılması gerektiğini belirtti. Şefik, “-1 değil +1” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini ifade ederek sevgi ve anlayışın her türlü engeli aşabileceğini dile getirdi. Uşak Üniversitesi Engelsiz Birim Koordinatörü Doç. Dr. Şule Güçyeter de konuşmasında Down sendromlu bireylerin eğitim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasının önemine değinerek etkinliğe katkı sunan herkese teşekkür etti. Program kapsamında Hasan Yusuf Dumbaracı’nın abisi ve arkadaşı tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Öğrencilerin sahne performansı, sanatsal yeteneklerini sergilemeleri açısından katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.
DOWN SENDROMLU ÖĞRENCİ HASAN YUSUF DANDURACI DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI
Etkinlikte ayrıca Uşak Üniversitesi Engelsiz Birim Koordinatörlüğünde görev yapan Araştırma Görevlisi Elif San’ın moderatörlüğünde bir söyleşi düzenlendi. Söyleşiye Hasan Yusuf Danburacı ile öğretmenleri Elvan Uğur ve Özlem Pehlivan Topal katıldı. Sınıf Öğretmeni Elvan Uğur, Yusuf’un eğitim sürecine ilişkin deneyimlerini paylaşarak onun resim yeteneğini nasıl fark edip desteklediğini ifade etti. Uğur, Yusuf’un sınıfa neşe kattığını söyledi. Destek Eğitim Öğretmeni Özlem Pehlivan Topal ise destek eğitim odalarının öğrencilerin gelişimine katkı sağlamak amacıyla oluşturulduğunu belirterek eğitim sürecinde sabır, karşılıklı saygı ve aile desteğinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Söyleşide ayrıca “Bir Farkla” adlı resim sergisinin ortaya çıkış hikâyesi de katılımcılarla paylaşıldı. Topal, Hasan Yusuf’un bir resminde kendisini arkadaşlarından farklı olarak mavi renkte çizdiğini belirterek serginin adının buradan ilham aldığını ifade etti. Geçtiğimiz yıl internet üzerinden yürütülen süreci bu yıl eğitim kapsamında öğrencilerle yüz yüze buluşturmak istediklerini belirten Topal, üniversite akademisyenlerinin de sürece önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

“YUSUF’UN ÖNEMLİ BİR POTANSİYELİ VAR”
Söyleşide söz alan Elvan Uğur, öğrencilerin yaşanan deneyimleri doğrudan duymasının farkındalık açısından çok daha etkili olduğunu belirtti. Yusuf’un resim alanında güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Uğur, “Yusuf’un yetenek anlamında çok yoğun bir potansiyeli var. Çalışmalarımızla bunu daha da geliştirebiliriz. Onun isteği ve motivasyonu devam ettiği sürece çok daha güzel işler ortaya koyacağını düşünüyorum” dedi. Söyleşide Yusuf’un eğitim sürecine henüz 9 aylıkken başlandığı belirtilirken, aile desteğinin eğitim sürecindeki önemine de vurgu yapıldı. Öğretmenler, gelecekte Yusuf’u polis veya müzik alanında kendini geliştirmiş iyi bir birey olarak görmek istediklerini ifade etti. Konuşmaların sonunda öğretmenler, okulların yalnızca akademik başarıya değil öğrencilerin yeteneklerine de odaklanması gerektiğini belirterek sevginin aşamayacağı engel olmadığını vurguladılar.

ETKİNLİĞİN SONUNDA KATILIMCILARLA RÖPORTAJ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Araştırma Görevlisi Elif San, etkinliğin temel amacının öğretmen adaylarının özel gereksinimli bireylerle çalışan öğretmenlerin deneyimlerinden ilham almasını sağlamak olduğunu belirtti. San, öğretmenlerin özverisi ve aile desteğinin özel eğitim sürecinde vazgeçilmez olduğunu ifade ederek etkinliğin bu farkındalığı güçlendirdiğini söyledi. Röportaj sırasında Hasan Yusuf Danburacı da söz alarak sergisindeki resimleri anlattı. Resim yapmayı çok sevdiğini belirten Yusuf, “Resim yapmayı çok seviyorum ve güzel yapıyorum. Her gün resim yapıyorum” sözleriyle duygularını dile getirdi.



