Uşak, Eskişehir, Kütahya, İzmir ve Manisa’ya kadar geniş bir coğrafyanın su kaynağını oluşturan Murat Dağı’nda madencilik faaliyetleri yeniden gündeme gelirken, ilgili firmanın 8 Ağustos 2026 tarihinde Gürlek köyü muhtarlığına bildirimde bulunduğu ve 15 gün içerisinde sahada çalışmalara başlanmasının planlandığı öğrenildi. Bölgedeki gelişmeleri aktaran Funda Öz Akcura, söz konusu girişimin su kaynakları açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.
MURAT DAĞI’NDAKİ MADEN SAHASININ SU KAYNAKLARINA YAKINLIĞI ENDİŞE YARATIYOR
Gürlek köyünde düzenlenen toplantıya köy sakinlerinin yanı sıra çok sayıda muhtarın katıldığını belirten Funda Öz Akcura, 52 muhtarın madencilik faaliyetlerine karşı ortak duruş sergilediğini ifade etti. Söz konusu firmanın yaklaşık 5 bin hektarlık alanda 5 ayrı ruhsatının bulunduğunu aktaran Akcura, 2015 ile 2020 yılları arasında kapasite artışına izin verildiğini ve işletme izninin ardından faaliyetlerin katlanarak büyüyeceğini dile getirdi.
Şirketin 2020 yılında Bakanlığa sunduğu rapora göre nikel madenciliği planlanan sahaların 1150 ile 2 bin metre rakım aralığında bulunduğunu belirten Akcura, alanın karaçam, kızılçam ve meşe ormanlarıyla kaplı olduğuna dikkat çekti. Gürlek, Küçükler, Karacahisar, Çamsu ve Küçükoturak köylerinin proje sahası içerisinde yer aldığını ifade eden Akcura, bölgenin Uşak’ın önemli içme suyu kaynaklarından Çokrağan Suyu ve Küçükler Göleti’ne yakın konumda bulunduğunu vurguladı.
Bölgedeki Sarıtaş Kuru Deresi, Dede Akar Deresi, Bağlıseki Kuru Deresi ile Kumluk, Kızılcaköy, Karakayalı, Keçiyalağı ve Çigan dereleri gibi birçok su kaynağının da proje sahası içinde yer aldığını kaydeden Akcura, söz konusu alanın Uşak Belediyesi’nin su topladığı Küçükler Barajı’nın beslenme havzası olduğunu söyledi.
UŞAK BELEDİYESİ DAHA ÖNCE SU KAYNAKLARI GEREKÇESİYLE OLUMSUZ GÖRÜŞ BİLDİRMİŞTİ
Funda Öz Akcura, Uşak Belediyesi’nin 2020 yılında söz konusu projeye ilişkin olarak su kaynaklarına zarar vereceği gerekçesiyle olumsuz görüş verdiğini hatırlatarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ise farklı bir değerlendirme yaptığını belirtti. Çokrağan Kaynağı, Küçükler Barajı ve Darı Deresi regülatörünün aynı su toplama havzasında yer aldığını ifade eden Akcura, özellikle mutlak koruma alanı içerisinde kalan bölgelerde madencilik faaliyetlerine izin verilmesinin ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi.
Maden sahasının toplam büyüklüğü 5 bin hektarı aşmasına rağmen firmanın daha küçük alanlarda faaliyet göstereceğini belirtmesinin soru işaretleri doğurduğunu ifade eden Akcura, Bakanlığın hangi gerekçelerle bu başvuruları kabul ettiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. Şirketin 15 gün içerisinde faaliyete başlayacağını duyurmasının dayanağının da belirsiz olduğunu belirten Akcura, Murat Dağı’nda son yıllarda madencilik faaliyetleri için tahsis edilen alanların ne kadar arttığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade etti.




