Haber Türk İHS'de yayınlanan Ramazan Günlüğü programında Osmanlı hamamlarına değinen editör Mehmet Şimşek, tarihi yapıların durumu hakkında önemli bilgiler verdi. Balat’taki Cibali Hamamı’nın 25 yıl önce kereste deposu olarak kullanıldığını dile getiren Mehmet Şimşek, aradan 30 yıl geçmesine rağmen hamamın hâlâ özel mülkiyet statüsünde olduğunu ve işlevini kaybettiğini ifade etti. Kayıtlara göre söz konusu hamamın özellikli bir yapı olduğunu aktaran Şimşek, erkeklere ayrılan bölümü bulunan ve Müslüman olmayan azınlıkların da yararlandığı bir hamamdan söz edildiğini belirtti. Şimşek, “Müslüman olmayan azınlıklar için ayrı peştamal verilen ve Musevi vatandaşlara özel bir bölümün yer aldığı bir yapıdan bahsediyoruz. Müslüman kültüründe durgun su çok makbul görülmez ve bu hamam Müslümanlara da hitap ediyor” dedi.
ZEYREK YOKUŞUNDAKİ HAYDAR HAMAMI KADERİNE TERK EDİLDİ
Hamam kültürünün aynı zamanda bir ritüel olduğunu vurgulayan Mehmet Şimşek, hamamların ilk bölümünün kışı, orta bölümünün baharı ve en sıcak bölümünün yaz mevsimini simgelediğini ifade etti. Osmanlı’nın Roma ve Bizans’tan devraldığı hamam kültürünü farklı bir boyuta taşıdığını söyleyen Şimşek, şu değerlendirmede bulundu: “Haseki Hürrem Hamamı da Sultanahmet’te yer alıyor ve erkek ile kadınların birbirini görmeyeceği şekilde tasarlanmış bir yapı. Hamamlar ilginç bir biçimde zaman içinde deformasyondan nasibini alıyor. Zeyrek Yokuşu’nda Haydar Hamamı var ve geçmişte çok iddialı bir külliyenin parçasıydı. Haydar Paşa’ya ait olan bu hamam, bugün diğerleri gibi kaderine terk edilmiş durumda ve adeta bir bina olarak varlığını sürdürüyor.”
TARİHİ HAMAMLARIN RESTORE EDİLİP KÜLTÜREL AMAÇLARLA KULLANILMASI ÖNEM TAŞIYOR
Barbaros Hayrettin Paşa’nın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa edilen Zeyrek Hamamı’na da değinen Mehmet Şimşek, burada yürütülen restorasyon çalışmalarının planlanandan çok daha uzun sürdüğünü belirtti. Şimşek, üç yıl olarak öngörülen restorasyon sürecinin 13 yıla kadar uzadığını ifade ederek şu bilgileri verdi: “Burada Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait katmanlar ortaya çıktı. İstanbul’da bu tür devşirme yapıları görmek mümkün. Zeyrek Hamamı’nda kadınlar bölümünün altında bir Bizans sarnıcı bulundu ve bu yapı ortaya çıkarılarak restore edildi. Zeyrek Hamamı artık hamam olarak hizmet vermiyor; sergiler ve kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Kesinlikle tavsiye ederim. Bu mekan, Osmanlı hamam kültürünün güçlü bir örneği olarak ayakta duruyor.”
UŞAK’TA DA BENZER DURUMLAR YAŞANIYOR
Mehmet Şimşek’in aktardığı bilgiler, Uşak’taki tarihi Tabakhane Hamamı’nın mevcut durumunu da akıllara getirdi. Ege’de Yenigün’ün haberine göre Uşak’ta Keleter Camii’nin karşısında bulunan ve Keleter Hamamı olarak da bilinen tescilli Tabakhane Hamamı, 2009 yılından bu yana kapalı durumda ve giderek harabeye dönüşen bir yapı olarak dikkat çekiyor.
Daha önce yaptığımız haberlerde de binanın camlarının kırılması nedeniyle avlu bölümüne gelen bazı kişilerin soda, kola, su ve bira şişeleri ile kutular attığını gündeme getirmiştik. Tarihi yapının bu hale gelmesi, kent tarihini bilen ve yıllar önce Ali Mollazade Mehmet Efendi tarafından yaptırılan bu hamamı kullanan Uşak gönüllüleri tarafından üzüntüyle karşılanıyor. Kentte kaderine terk edilen bir diğer hamam ise Özer Hamamı’ydı. Uzun yıllar atıl durumda kalan ve Cıngıllı Hamamı olarak da bilinen yapı, yaklaşık bir yıl önce başlatılan restorasyon çalışmalarıyla yeniden düzenlenmeye başladı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Özer Hamamı’nın iş hanı olarak kullanılmaya devam etmesi planlanıyor.