Tuzla başta olmak üzere çeşitli belediyelerde yaşanan parti değişikliklerine değinen ve konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan CHP Uşak İl Başkanı Can Ocakoğlu, söz konusu durumun yalnızca siyasi bir tercih olmadığını belirterek, seçmenin sandıkta ortaya koyduğu iradenin yok sayılması anlamına geldiğini vurguladı. Belediye başkanlarının mazbatalarında CHP’nin yer aldığını ve seçmen tercihlerinin bu doğrultuda şekillendiğini kaydeden Ocakoğlu, görevlerin kişisel değil, halka ait bir emanet olduğunu dile getirdi.
SEÇMEN İRADESİNİN YOK SAYILDIĞINI BELİRTEN OCAKOĞLU, ADAY BELİRLEME SÜREÇLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Yaşanan gelişmelerin aday belirleme süreçlerinin önemini bir kez daha ortaya koyduğuna değinen CHP Uşak İl Başkanı Can Ocakoğlu, adayların yalnızca seçim kazanma potansiyeline göre değil, partiye bağlılık ve siyasi duruş açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kişilerin siyasi geçmişi ve parti aidiyetinin daha titizlikle incelenmesi gerektiğini belirten Ocakoğlu, seçildikten sonra da partisine ve seçmenine bağlı kalacak isimlerin tercih edilmesinin önemine dikkat çekti.
CHP’NİN HALKIN PARTİSİ OLDUĞUNU VURGULAYAN OCAKOĞLU: EMANETE SAHİP ÇIKMAK, ÖNCE SEÇMENİN İRADESİNE SAYGI DUYMAKTIR
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kişisel siyasi kariyer basamağı olmadığını belirten Can Ocakoğlu, partinin Cumhuriyet’in temel değerlerini temsil ettiğini ve halkın partisi olduğunu ifade etti. Seçim öncesinde CHP’nin oylarıyla seçilip daha sonra başka bir partiye geçmenin siyasi etikle bağdaşmadığını belirten Ocakoğlu, asıl odaklarının rozet değiştirenler değil, sandıkta iradesini ortaya koyan vatandaşlar olduğunu söyledi. Açıklamasının sonunda halkın oyunun bir emanet olduğuna değinen Ocakoğlu, “Bugün rozet değiştirenlere değil, sandıkta iradesini ortaya koyan milyonlarca seçmenimize bakıyoruz ve bizim sözümüz nettir. Halkın oyunu emanet alıp, o emaneti başka bir siyasi partiye taşıyan anlayışın karşısındayız ve Cumhuriyet Halk Partisi kişilere değil, millete aittir. Emanete sahip çıkmak, önce seçmene ve onun iradesine saygı duymaktır” dedi.




