Uşak’ta faaliyet gösteren ve Kışladağ’daki oluşan devasa çukur ve su tüketimiyle gündeme gelen Türk Preussag AG (TÜPRAG) Metal Madencilik firmasının Genel Müdürü Yılmaz’ın yaptığı son açıklamaları değerlendiren Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, “Beyefendi bu “gelişmeden” çok memnun olabilir; ama “bu topraklardan başka yaşayacak yeri olmayan” bizler için aynı şey geçerli değil” dedi.

Uşak ve Gediz arasında trafik çilesi! Vatandaş bir birine düştü!
Uşak ve Gediz arasında trafik çilesi! Vatandaş bir birine düştü!
İçeriği Görüntüle

TÜRK PREUSSAG AG GENEL MÜDÜRÜ YILMAZ, NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNİN ÖNEMİNE VURGU YAPMIŞTI

Uşak Kışladağ ve İzmir Efemçukuru madenlerinin işletmecisi TÜPRAG’ın Genel Müdürü Mehmet Yılmaz, Türkiye Madenciler Derneği Başkanlığı unvanıyla önceki hafta Bloomberg HT kanalına yaptığı açıklamalarda, nadir toprak elementlerinin önemine değindi. Yılmaz, petrolün yerini artık altın ve gümüş gibi madenlerin aldığını belirterek, yeşil dönüşüm için madenciliğin artması gerektiğini savundu. Yılmaz ayrıca ÇED sürecini yumuşatan ve geçtiğimiz aylarda TBMM’de onaylanan maden yasasının da olumlu bir gelişme olarak bulmuş ve bu ABD’deki gelişmelerle paralel seyreden bir süreç şeklinde görmüştü. Mehmet Yılmaz’ın yaptığı bu açıklamaları değerlendiren Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, şöyle konuştu: “Beyefendi; “orman kesimi ve ÇED izinlerinde artık daha hızlıyız” diyerek; geçtiğimiz aylarda TBMM’de oy çokluğu ile yasalaşan; ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığı'nı tehdit ettiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açılan Maden Yasası için sevincini paylaşmış”.

TÜRKİYE’DE YER ALTINDA YATAN MİLYONLARCA DOLARLIK SERVETİ DE ES GEÇMEMİŞ

Akcura, Mehmet Yılmaz’ın Türkiye’de yeraltında; -su yatakları, orman ve tarım arazilerinin altında- “milyonlarca dolarlık servet yattığı”na dair sözlerini de “Trump’un pek sevdiği “nadir toprak elementleri”ni de es geçmemiş. Beyefendinin aklına; bu ülkeyi maden çöplüğüne çevirerek çıkarılan maden ve nadir elementlerin -bir gün kendisinin de yerleşmesi olası- Kanada gibi ülkelere gönderildiğini söylemek gelmemiş” sözleriyle eleştirdi. Akcura, “Biz susuz kalalım, buğdayı, nohutu, eti ithal edelim, çiftçi topraksız kalsın; ama "onlar" sefa sürsün. Beyefendi bu “gelişmeden” çok memnun olabilir; ama “bu topraklardan başka yaşayacak yeri olmayan” bizler için aynı şey geçerli değil” dedi.