Sağlık

Her menisküs ameliyat gerektirmez!

Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Tolgahan Kuru, menisküs yırtığında doğru tanının tedavi sürecinin en önemli aşamalarından biri olduğunu belirterek, her menisküs yırtığının ameliyat gerektirmediğini aktararak, küçük ve şikayete neden olmayan yırtıklarda konservatif tedavi yöntemlerinin tercih edilebildiğini kaydetti.

Abone Ol

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, hem gençlerde hem de ileri yaş grubunda sık görülen ortopedik şikayetler arasında yer alan diz ağrıları, özellikle spor yapan bireylerde, yoğun tempoda çalışanlarda ve yaşlılarda yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Menisküsün diz ekleminde yük dağılımını sağlayan ve eklem yüzeylerini koruyan özel bir kıkırdak yapı olduğunu belirten Doç. Dr. Kuru, günlük pratikte diz ağrılarının önemli bir kısmının kas dengesizlikleri, aşırı yüklenme ve zorlanmaya bağlı gelişebildiğini aktardı. Bu nedenle doğru tanının, tedavi sürecinin en önemli aşamalarından biri olduğunun altını çizen Kuru, özellikle uzun süren ağrılarda uzman değerlendirmesinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kuru, menisküs yırtıklarının yalnızca sporcularda görülen bir problem olmadığını, genç bireylerde ani dönme hareketleri, spor yaralanmaları ve zorlanmalar sonrası da ortaya çıkabildiğini kaydetti. Menisküs yırtıklarının toplumun geniş bir kesimini etkileyen yaygın bir hastalık olduğunu aktaran Kuru, "İleri yaş grubunda ise eklem yapısındaki dejeneratif değişiklikler ön plana çıkıyor. Bu nedenle menisküs yırtıkları toplumun geniş bir kesimini etkileyen yaygın bir sağlık sorunu haline geliyor." değerlendirmesini yaptı.

- "HER MR BULGUSU KLİNİK OLARAK ANLAMLI DEĞİLDİR"

Kuru, menisküs yırtıklarında sık görülen belirtilerin diz ağrısı, hareket sırasında zorlanma, takılma hissi ve merdiven inip çıkarken artan şikayetler olduğunu belirtti. Menisküs yırtıklarının tanısında önceliğin ayrıntılı fizik muayene olduğunu vurgulayan Kuru, şöyle devam etti: "Özellikle dizde kilitlenme hissi dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir bulgudur. Bazı hastalar dizlerini tam açıp kapatmakta zorlanıyor. Uzun süre devam eden şikayetler günlük yaşamı ciddi şekilde etkiliyor. Deneyimli bir değerlendirme çoğu zaman güçlü ipuçları veriyor. Manyetik rezonans (MR) görüntüleme yöntemi yırtığın yerini ve tipini belirlemede önemli rol oynuyor. Her MR bulgusu klinik olarak anlamlı değildir ve görüntüleme sonuçlarının mutlaka muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir."

HER MENİSKÜS YIRTIĞI AMELİYAT GEREKTİRMİYOR

Kuru, her menisküs yırtığının ameliyat gerektirmediğini aktararak, küçük ve şikayete neden olmayan yırtıklarda konservatif tedavi yöntemlerinin tercih edilebildiğini kaydetti. Hastaların iyileşme sürecine de değinen Kuru, "Dizde kilitlenme olması, günlük yaşamın belirgin şekilde etkilenmesi veya sporcularda performans kaybı yaşanması durumunda cerrahi tedavi ön plana çıkıyor. Günümüzde menisküs cerrahisi büyük oranda artroskopik yani kapalı yöntemlerle yapılıyor. Bu yöntem sayesinde hastaların iyileşme süreci belirgin şekilde hızlanıyor." ifadelerini kullandı. Kuru, menisküsün dizin yük dağılımında kritik rol oynadığını belirterek, tedavi edilmeyen yırtıkların zamanla kıkırdak hasarına, erken kireçlenmeye ve kronik ağrıya yol açabildiğini aktardı. Erken tanı ve doğru tedavinin önemine işaret eden Kuru, şunları kaydetti: "Diz sağlığını korumak için kilo kontrolünün sağlanması, kas güçlendirme egzersizlerinin yapılması ve ani zorlayıcı hareketlerden kaçınılması gerekiyor. Erken tanı ve doğru tedavi sayesinde hastalar günlük yaşamlarına ve aktif hayatlarına güvenle dönüyor."