Gündem

BULKAZ DAĞI’NDA TÜRK FINDIĞI

Sivaslı İlçesine bağlı Eldeniz Köyü sınırlarında kalan Bulkaz Dağı Suçıkan vadisinde doğal olarak yetişen “Türk Fındıkları”nın korunması için kampanya başlatıldı.

Abone Ol
BULKAZ DAĞI’NDAKİ TÜRK FINDIĞI KORUMA ALTINA ALINSIN

Sivaslı İlçesine bağlı Eldeniz Köyü sınırlarında kalan Bulkaz Dağı Suçıkan vadisinde doğal olarak yetişen “Türk Fındıkları”nın korunması için kampanya başlatıldı.

Bulkaz Dağlarında doğal ortamda yetişen ağaçlardan birisinin de , “Anıt Ağaç” konumunda olduğu belirtildi. Türk Tipi fındık ağaçlarının Bulkaz Dağı’nda ilk keşfeden    Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Coğrafya Bölümü, Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Yrd. Doç.Dr.Selahattin Polat, Bulkaz Dağı Suçıkan vadisinde bulunan 200 Türk Fındığı ağacın derhal koruma altına alınmasını istedi. Uşak Tanıtım Gönüllüleri Derneği Başkanı Doç. Dr. Murat Öntuğ’da Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na dernek olarak başvurarak Bulkaz Dağındaki fındıkların koruma altına alınmasını talep ettiklerini açıkladı.

BULKAZ DAĞI’NDA TÜRK FINDIĞI

Uşak, Bulkaz Dağında doğal ortamada yetişen “Türk Tipi” fındık hakkında bilgi veren Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. Coğrafya Bölümü, Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Yrd.Doç.Dr.Selahattin Polat, şunları kaydetti:

“Fındık (Corylus) kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde yetişmektedir. Dünyada 25’ten fazla fındık türü tanımlanmıştır. Dünya üzerinde mevcut fındık türünden Adi Fındık (Corylus avellana L.) ve Türk Fındığı (Corylus colurna L.) ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Kültürü yapılan besin maddesi olarak kullandığımız Lambert Fındığı (Corylus maxima Mill.) ise yerli türlerimizden değildir. Ağaç Fındığı, Balkan Fındığı, Kaya Fındığı olarak ta bilinen Türk Fındığı çeşitli amaçlarla yetiştirilmek üzere bazı ülkelere ülkemizden gitmiştir. Örneğin 1582 yılında Viyana’ya, 1665 yılında İngiltere’ye ve ne zaman götürüldüğü tam olarak bilinmemekle birlikte ilk koloniler zamanında Kuzey Amerika’ya götürüldüğü belirtilmektedir. Kuraklığa dayanma kabiliyeti yüksek bir bitkidir. Bir Avrupa-Sibirya elemanı olan Türk Fındığı (Corylus colurna L.) nem bakımından daha elverişli bir ortam sunan yerlerde yayılış gösterir. Genel olarak bu bitkinin Karadeniz ikliminin hüküm sürdüğü yerlerde yayılış gösterdiği dikkati çeker. Nesli tehlike altına girmiş olan türler içerisinde yer almasa da bu gruba aday türlerdendir.”

“BU ENDER FINDIK TÜRÜ YOK OLUYOR”

Polat, “Odunu mobilyacılıkta kıymetli olan Türk Fındığı Sivaslı ilçesi Eldeniz köyü doğusunda Bulkaz Dağı (1839 m) üzerinde Suçıkan Dere havzasında 1390-1619 metre yükseltileri arasında münferit ya da küçük topluluklar halinde bulunmaktadır. İlk defa tarafımızdan bu Fındığın Bulkaz Dağı üzerinde varlığı tespit edilmiştir. Vadide 200 âdetin üzerinde fındık ağacı bulunmaktadır. Fındıklar, ardıç ağaçları içine dağılmış haldedir. Türk Fındığı bireylerinin gövde çapı 30-150cm arasında değişmektedir. Anıtsal nitelikte ağaçlar bulunmaktadır. Bu anıtsal ağaçlardan birinin gövde çevresi 480 cm, çapı ise 150 cm dir. Oldukça yaşlı olan Fındık ağaçlarının meyvesi yöre halkı tarafından besin maddesi olarak değerlendirmektedir. Maalesef insanlar tarafından tahrip edilmektedir. Önemli bir genetik rezervimiz olup korumaya alınması gerekmektedir. Böylece, bitkinin ülkemizdeki doğal yayılış sahasının en güneye indiği yerlerden biri olması açısından önemlidir. Bulkaz Dağı Suçıkan Dere vadisindeki fındıklar zaman geçirilmeden koruma altına alınmalı ve yayılış gösterdiği alan tabiat parkı sahası olarak bir an önce ilan edilmelidir” dedi.

UŞAK TANITIM GÖNÜLLÜLERİ KORUNMASI İÇİN BAŞVURU YAPTI

Polat’ın, Bulkaz Dağlarında yetişen “Türk Tipi Fındık”  ağaçlarının korunması talebine ilk cevap, “Uşak Tanıtım ve Kültür Gönüllüleri Derneği Başkanı Doç. Dr. Murat Öntuğ’dan geldi.

Öntuğ, “Selahattin Polat Hocamızın tespit ettiği fındık ağaçlarını dernek olarak giderek Bulkaz dağlarında inceledik. Burada gövde yapısı 30-150 cm arasında değişen anıtsal nitelikte ağaçlar bulunmaktadır. Oldukça yaşlı olan anıt ağaç niteliğindeki bu fındık ağaçları her geçen gün insanlar tarafından kesilmekte ve tahribata uğramaktadır. Yöre halkı da kaçak kesimler sonunda ağaçların yok olduğunu doğrulamaktadır. Bu fındık ağaçları için en büyük tehdit unsurlarından birisi de civarda bulunan taş ocaklarıdır. Eldeniz Köyü içinde kültüre edilmiş bireyleri bulunan türün park ve bahçe düzenlemeleri ile ağaçlandırma çalışmalarında kullanılabileceği açıktır. Bir an önce bu genetik rezervlerimizin korunmaya alınması gerekmektedir” ifadesini kullandı.

Öntuğ, fındık ağaçlarının korunması için resmi olarak başvuruda bulunduklarını da kaydederek, “Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli parklar Genel Müdürlüğü Biyolojik Çeşitlilik Daire Başkanlığı’na resmi başvuru yaparak, fındık ağaçlarının korunmasını talep ettik” dedi.

                                                                     SALİH KILINÇ (ÖZEL HABER)