İzmir'de insanların girmekte ve çalışmakta zorlandığı kanat içinde hasarı belirleyecek robot üzerinde yoğunlaşan ekip, "Maça" adlı robotu geliştirdi. Boyutu ve tasarımı sayesinde kanat içerisinde rahat hareket edebildiği belirtilen yapay zeka destekli Maça'nın, LİDAR (lazer ışınları göndererek nesnelerin uzaklığını, şeklini ve konumunu çok yüksek hassasiyetle ölçen, çevrenin 3 boyutlu haritasını çıkaran bir uzaktan algılama teknolojisi) ve kamera tabanlı sensörlerden elde edilen verilerle kanat içinin dijital haritasını çıkartarak, çatlak, kabarma ve deformasyon gibi hasarları tespit ettiği bildirildi. Robotun geliştiricilerinden Dokuz Eylül Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliği Bölümü mezunu Emre Onan, Anadolu Ajansı muhabirine rüzgar enerjisi sektöründe kanat içi denetimlerin en önemli sorun alanlarından biri olduğunu söyledi. Sorunu çözmek amacıyla robot fikrinde birleşerek önce yazılımı ardından tasarımı geliştirdiklerini belirten Onan, "Sorun, rüzgar türbini kanatlarının içerisinde yapılan muayenelerin verimsizliğiyle alakalıydı. Hem iş güvenliği büyük sıkıntıydı hem verimsiz bir muayene çalışması oluyordu. Bu kanatların ömrü yaklaşık 20 yıl ve yaşlandıkça daha fazla bakıma, muayeneye ihtiyaç duyuyor. Ülkemizdeki pek çok kanat da 10 yaşını geçmiş durumda, Avrupa'dakiler daha da yaşlı. O yüzden robot üzerine çalıştık." ifadelerini kullandı.
KANAT İÇİ MUAYENEDE VERİMLİLİK VE İŞ GÜVENLİĞİ
Onan, robotun geliştirilmesinde KOSGEB desteğinin önemli rol oynadığını, KOSGEB ve TÜBİTAK'tan sağlanan katkıyla çalışmalarının ivme kazandığını ifade etti.
Maça'nın 45 santimetre uzunluğa, 25 santimetre genişliğe ve 28 santimetre yüksekliğe sahip olduğunu anlatan Onan, şöyle konuştu:
"Üzerinde kameralar var. Kanatın içi karanlık oluyor ve aydınlatmamız gerekiyor, onun için her tarafında ışıklarımız var. 7 kilometreye yakın menzilimiz var, robotu kontrol edip veri alabiliyoruz. Müşterimizle iletişime geçtikten sonra sahaya gidiyoruz. Sonra robotumuzu alıp rüzgar türbinin tepesine çıkıyoruz. Orada robotu kanadının içerisine bırakıyoruz, veri toplamaya başlıyor. Kameraların farklı açılardan çektiği fotoğraf ve videoları birleştiriyor, buna anlık haritalandırma verilerini de ekleyerek kanadın dijital bir fotokopisini çıkarıyoruz. Bu fotokopiden çatlak, kabarma ve hasarları bulup müşterimize raporluyoruz."
"155'TEN FAZLA TÜRBİNDE HİZMET VERDİK"
Yaklaşık bir yıllık sürede 150'den fazla türbinde hizmet verdiklerini anlatan Onan, "Bir türbini (3 kanat) bir teknisyen yaklaşık 4-5 saatte muayene ederken biz bir kanadı yaklaşık 17 dakikada muayene ediyoruz." dedi.
Onan, teknisyenin elinde bir kamerayla yerde sürünerek bilgi toplamasının, verimsiz ve güvenlik açısından sıkıntılı olduğunu anlatarak "Kanadın içine insan girmediği için iş güvenliği riskini sıfıra indiriyoruz. Biz çok hızlı şekilde davrandığımız için santral de kalan vakitte enerji üretmeye devam ediyor." diye konuştu.
Onan, ilk hizmet ihracatlarını Ürdün'e yaptıklarını, Almanya, Azerbaycan ve Yunanistan'dan da talep aldıklarını sözlerine ekledi.