Henüz ilkokul üçüncü sınıfta geçirdiği menenjit hastalığı nedeniyle küçük yaşta görme yetisini kaybeden Ahmet Sezer, yaşama olan bağlılığıyla dikkat çekiyor. Uşak’a komşu Gediz ilçesine bağlı Göynükören köyünde dünyaya gelen Sezer, yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayatının karanlık değil aksine renklerle dolu olduğunu ifade ediyor. 1959 yılında doğduğunu belirten Sezer, geçirdiği yanlış ameliyatın ardından tamamen görme yetisini kaybetmesine rağmen hayata tutunmayı başardığını dile getiriyor. Kavalıyla Türkü ve Türk Sanat Müziği eserlerini seslendiren Sezer, genellikle Uşak’ta İsmet Paşa Caddesi üzerinde çalarak vatandaşların ilgisini çekiyor.
SEZER KÜÇÜK YAŞTA GÖRME YETİSİNİ TAMAMEN KAYBETTİ
Yılın büyük bölümünü Uşak’ta oğlunun yanında geçirdiğini belirten Ahmet Sezer, ilkokul üçüncü sınıfta geçirdiği menenjit hastalığı nedeniyle eğitim hayatına devam edemediğini söyledi. Hastalık sonrası okula dönemediğini ifade eden Sezer, o dönemde az da olsa görebildiğini ancak geçirdiği yanlış ameliyat sonrasında tamamen görme yetisini kaybettiğini belirtti. Sezer, dünyasının karanlık olmadığını ifade ederek yıllardır bıçak bileyerek ve kaval çalarak hayatını sürdürdüğünü, bu sayede yaşamına anlam kattığını dile getirdi.
GEÇİMİNİ BIÇAK BİLEYEREK VE KAVAL ÇALARAK SAĞLIYOR
Eşini birkaç yıl önce kaybettikten sonra hayatın daha da zorlaştığını belirten Sezer, oğlunun yanında yaşamını sürdürürken geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti. Daha önce köyünde bıçak bileme işi yaptığını ve tarım aletlerini tamir ederek gelir sağladığını anlatan Sezer, şehir hayatında ise kaval çalarak kazanç elde etmeye çalıştığını söyledi. Köyüne gittiği zamanlarda komşularının kendisini unutmadığını ve bıçak bilemesini özlediklerini dile getirdiğini belirten Sezer, bu ilgiden memnun olduğunu ifade etti. Uşak’ta genellikle İsmet Paşa Caddesi üzerinde bulunan Ziraat Bankası civarında kaval çalarak sanatını icra eden Ahmet Sezer, geçimini sağlamakta zorlandığını belirtti. Yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Sezer, kendisine destek olabilecek yetkililere seslenerek yardım beklediğini ifade etti. Gözleriyle göremese de parmak uçlarıyla hissederek hem bıçaklara keskinlik kazandırdığını hem de kavalıyla insanlara dokunmayı sürdürdüğünü söyledi.