Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TEMA Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, Murat Dağı’nda yürütülen çevre mücadelesinin önemli bir kazanımla sonuçlandığını belirterek, mahkemenin Murat Dağı’nda planlanan madencilik faaliyetine ilişkin verilen “ÇED Olumsuz” kararını onadığını ve ilgili firmanın açtığı davanın reddedildiğini açıkladı. Prof. Dr. Metin, alınan bu kararla birlikte Murat Dağı’nda doğanın, suyun ve yaşamın kazandığını vurguladı. Kentteki gazetecilere whatsapp üzerinden yazılı bir açıklama yapan TEMA Uşak İl Temsilcisi Barış Metin, çevrenin ve yaşamın kazandığını bildirdi.
MURAT DAĞI’NDA 2017’DEN BERİ DEVAM EDEN BİR MÜCADELE VAR
Murat Dağı’nda çevre ve yaşam savunusu adına verilen mücadelenin 2017 yılından bu yana kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Barış Metin, bölgedeki su kaynaklarını, ekosistemi ve doğal yaşamı olumsuz etkileme riski taşıyan madencilik projelerine karşı açılan davada yargıdan çevre lehine bir karar çıktığını söyledi. Metin, davacı konumunda bulunan Anadolu Export Maden Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, Kütahya’nın Gediz ilçesine bağlı Karaağaç Köyü sınırları içerisinde yer alan ve İR:85899 ruhsat numarasıyla kayıtlı sahada planlanan “Yıldız Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artırımı ve Kırma Eleme Tesisi” projesi için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumsuz” kararının iptalinin talep edildiğini hatırlattı.
KÜTAHYA İDARE MAHKEMESİ, DAVAYI REDDETTİ VE BAKANLIĞIN KARARINI UYGUN BULDU
Şirket tarafından açılan davanın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 17 Ekim 2023 tarihinde verdiği “ÇED Olumsuz” kararının hukuka aykırı olduğu iddiasına dayandığını belirten Prof. Dr. Metin, bu gerekçeyle konunun yargıya taşındığını ifade etti. Ancak Kütahya İdare Mahkemesi’nin yaptığı değerlendirme sonucunda, 19 Aralık 2025 tarihinde davayı reddettiğini ve Bakanlık tarafından verilen ÇED olumsuz kararını hukuka uygun bulduğunu aktaran Metin, bu kararın çevre mücadelesi açısından son derece önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti. Metin, mahkeme kararıyla birlikte Murat Dağı’nın doğal yapısını, bölgedeki yer altı ve yer üstü su kaynaklarını, zengin ekosistemini ve bölge halkının yaşam alanlarını tehdit ettiği belirtilen söz konusu projenin yargıdan geçemediğini belirterek, bu sonucun yıllardır süren kararlı mücadelenin bir sonucu olduğunu dile getirdi.