İnfertilitenin, en az bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen çocuk sahibi olunamaması durumu olarak tanımlandığını belirten Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mert Hamza Özbilen, toplumda kısırlığın yalnızca kadınlardan kaynaklandığı yönünde yaygın bir algı bulunduğunu ifade etti. Vakaların yaklaşık yüzde 50’sinin erkek kaynaklı olduğunu vurgulayan Özbilen, bu nedenle çiftlerin birlikte değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, bu yaklaşımın doğru tanıya ulaşma sürecini hızlandırdığını kaydetti.
ERKEK İNFERTİLİTESİNDE BAŞLICA NEDENLER ARASINDA VARİKOSEL VE YAŞAM TARZI FAKTÖRLERİ YER ALIYOR
Erkek infertilitesinin başlıca nedenleri arasında varikosel, geçirilmiş enfeksiyonlar, sigara kullanımı ve hormon dengesizliklerinin öne çıktığını belirten Özbilen, genetik sorunlar, yetersiz ve dengesiz beslenme, obezite ile yoğun stresin de süreci olumsuz etkileyen faktörler arasında bulunduğunu ifade etti. Tedavi sürecinde sigaranın bırakılması, dengeli beslenme ve düzenli egzersizin önemli olduğuna dikkat çeken Özbilen, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının tedaviye katkı sunduğunu, varikosel tespit edilen hastalarda cerrahi müdahalenin uygulanabildiğini söyledi. Uygun hastalarda antioksidan tedavisinin tercih edilebildiğini aktaran Özbilen, gerekli görülen durumlarda yardımcı üreme tekniklerinin devreye alındığını belirtti.
HASTAYA ÖZEL TEDAVİ YAKLAŞIMI İLE ERKEN TANI SÜRECİ ÖNEM TAŞIYOR
Kısırlık problemi yaşayan her birey için özel tedavi planı oluşturduklarını dile getiren Özbilen, “Erkek infertilitesinde erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı başarılı sonuçlar açısından büyük önem taşır ve her hastanın durumu kendi özelliklerine göre farklılık gösterir. Bu nedenle böyle bir sorun söz konusuysa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır ve çiftler için en doğru yaklaşım bu olacaktır” ifadelerini kullandı.