<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Uşak Haberler</title>
    <link>https://www.usakport.com.tr</link>
    <description>Uşak'tan günlük haber, video, köşe yazısı ve gelişmeleri aktaran haber sitesi... Uşak haberlerinin tamamı...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.usakport.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 09 Aug 2026 10:24:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yemek videolarını çok izleyenler kilo alıyor! Çıtır çıtır seslerin kötü sonu!]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/yemek-videolarini-cok-izleyenler-kilo-aliyor-citir-citir-seslerin-kotu-sonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/yemek-videolarini-cok-izleyenler-kilo-aliyor-citir-citir-seslerin-kotu-sonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyadaki kısa veya diğer adıyla short videolarda en çok tutanlar yemek videoları oluyor ve içerik üreticileri de para kazanmak için bu konuda yoğun içerikler ortaya koyuyor. İzlenen bu görüntüler, kişilerde yeme dürtüsünü geliştiriyor ve içinde çıtır seslerin çıktığı videolar, bireylerin kilo almasını ve yeme bozukluğu rahatsızlığını yaşamasına neden oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada en fazla ilgi gören videolar arasında yemek videoları bulunuyor ve 30’ar saniyelik yemek hazırlama görüntüleri, kişilerin iştahını kabartırken, bu durum özellikle gece saatlerinde olduğu için fazla kiloların da nedeni haline geliyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencilerinin hazırladığı "Sosyal Medyadaki Beslenme ve Yemek İçerikli Videoların Yeme Davranışı ve Beden Algısı Üzerine Etkileri" araştırması yayımlandı.</p>

<p>Anadolu Ajansı’nın abonelerine servis ettiği kurum haberine göre söz konusu araştırma; Aslı Başak Toprak, Tuğbanur Sarıtaş, İpek Arslan ve Zeynep Özgen tarafından, İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Batuhan Kenger danışmanlığında hazırlanan araştırma, Türkiye'nin çeşitli illerinde yaşayan 364 yetişkinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmaya göre, sosyal medyada geçirilen toplam süreden çok maruz kalınan içeriklerin niteliği, yeme davranışları ve beden algısı üzerinde daha etkili oluyor.</p>

<h3>DUYGUSAL YEME EĞİLİMİ ARTIYOR VE İÇERİKLERİ İZLEYENLERDE YEME İSTEĞİ GÜÇLENİYOR</h3>

<p>Bulgulara göre, yemek içerikli videolara ayrılan süre arttıkça kontrolsüz ve duygusal yeme eğilimleri artarken, beden memnuniyeti azaldı. Özellikle günde 2-4 saat ve 4 saatin üzerinde bu tür içerikleri izleyen katılımcıların kontrolsüz yeme, bilişsel kısıtlama ve duygusal yeme puanları yükseldi. Katılımcıların yüzde 37,9'u en fazla yemek tarifleri videolarını izlediğini belirtirken, yüzde 31,6'sı restoran ve yemek değerlendirmeleri içeriklerini takip etti. Spor ve diyet içerikleri yüzde 18,7 ile üçüncü sırada yer alırken, kamera karşısında büyük miktarlarda yemek yenilen "mukbang" ve tadım videolarını izlediğini belirtenlerin oranı yüzde 11,8 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>HALK SAĞLIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ: YEME BOZUKLUĞU HEM FİZİKSEL HEM DE RUHSAL SAĞLIĞI OLUMSUZ ETKİLİYOR</h3>

<p>Yeme bozukluğuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’na bağlı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ruh Sağlığı Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan bilgilendirmedeki ayrıntılar, söz konusu rahatsızlığın ciddi bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Ege’de Yenigün İHS Editörünün buradan derlediği bilgilere göre yeme bozuklukları, bireyin yeme davranışlarında ciddi bozulmalarla seyreden ve hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı olumsuz etkileyebilen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Yeme bozukluklarının kişinin kendi tercihi olmadığı ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten uzmanlar, fiziksel ve ruhsal sağlığı önemli ölçüde etkileyebilen bu hastalıkların bazı durumlarda hayati risk oluşturabildiğini kaydetti.</p>

<h3>DUYGUSAL YEME BOZUKLUĞUNDAN KURTULMAK İÇİN ALINABİLECEK TEDBİRLER</h3>

<p>Öte yandan Medipol Hastanesi’nin kurumsal internet sitesinde yer alan bilgilere göre duygusal yeme bozukluğundan ve kontrolsüz kilo alımından korunmak için bazı önlemler alınabilir. Medipol Hastanesi kurumsal internet sitesinde görüşlerini paylaşan ilgili uzmanlar, yemek yeme isteği oluştuğunda, kişinin kendisine “Gerçekten aç mıyım, yoksa stresli veya üzgün olduğum için mi yemek istiyorum?” sorusunu sormasının, fiziksel açlık ile duygusal yeme arasındaki farkı anlamasına yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Yeme isteği ortaya çıktığında yürüyüş yapmak, kitap okumak, meditasyon yapmak veya bir arkadaşla konuşmak gibi alternatif aktivitelerin tercih edilmesini tavsiye eden uzmanlar, bunun kişinin dikkatini yemekten uzaklaştırmasına ve duygusal durumunu farklı yollarla yönetmesine yardımcı olabileceğine dikkat çekti. Yemek günlüğü tutulmasını ve duygusal yeme alışkanlığından korunmak için motivasyonu bir alışkanlık haline getirmeyi de öneren uzmanlar, kişinin bu durumla başa çıkamaması halinde ilgili bir hekime veya diyetisyene başvurmasını tavsiye ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EGE'DE YENİGÜN İHS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/yemek-videolarini-cok-izleyenler-kilo-aliyor-citir-citir-seslerin-kotu-sonu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/08/yemek-videosu.jpg" type="image/jpeg" length="46666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görme yetisini kaybeden Mustafa Suna, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri'ndeki operasyonla yeniden görmeye başladı]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/gorme-yetisini-kaybeden-mustafa-suna-afyonkarahisar-saglik-bilimlerindeki-operasyonla-yeniden-gormeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/gorme-yetisini-kaybeden-mustafa-suna-afyonkarahisar-saglik-bilimlerindeki-operasyonla-yeniden-gormeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda tedavi olan ve 2 gözde nadir rastlanan sarı nokta hastalığı bulunan Mustafa Suna, burada yapılan müdahalenin sonucunda 8 ay önceki görme kaybı sorunu çözüldü ve sol gözde yüzde 60 ve sağ gözde de yüzde 80 düzeyinde iyileşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar'da iki gözünde oluşan sarı nokta deliği nedeniyle görme kaybı yaşayan 72 yaşındaki Mustafa Suna'nın görme düzeyi, üniversite hastanesinde gerçekleştirilen başarılı müdahalenin ardından yükseldi. İlçe Devlet Hastanesine başvurmasının ardından Suna, 8 ay önce Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne yönlendirildi.Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda yapılan muayenelerde Suna'nın iki gözünde de nadir görülen sarı nokta deliği teşhisi konuldu. Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Müberra Akdoğan ile Doç. Dr. Özgür Eroğul, belirli periyotlarla Suna'nın iki gözündeki deliklerin kapanması için cerrahi işlem uyguladı. Başarılı operasyonların ardından Suna'nın görme kaybı önlendi.</p>

<p><img alt="A A 20260731 42109993 42109991 S A R I N O K T A D E L I G I N E B A G L I G O R M E K A Y B I E R K E N M U D A H A L E Y L E O N L E N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109993-42109991-s-a-r-i-n-o-k-t-a-d-e-l-i-g-i-n-e-b-a-g-l-i-g-o-r-m-e-k-a-y-b-i-e-r-k-e-n-m-u-d-a-h-a-l-e-y-l-e-o-n-l-e-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>"HASTAMIZ HER GEÇEN GÜN DAHA İYİ GÖRÜYOR"</h3>

<p>Prof. Dr. Müberra Akdoğan, AA muhabirine, gözlerinde sarı nokta deliği oluşan hastaların görme kaybı yaşadığını, çarpık görme nedeniyle yaşam kalitelerinin düştüğünü söyledi. Mustafa Suna'nın iki gözündeki deliklerin cerrahi operasyonlarla kapatıldığını anlatan Akdoğan, "Hastamız eskiden her şeyi bulanık görüyordu. Cerrahi işlemlerle birlikte iğne tedavisi de yaptık. Sağ gözüne ayrıca katarakt ameliyatı da gerçekleştirdik. Deliklerin tamamen kapandığını görüyoruz. Hastamızın sol gözündeki görme düzeyi yüzde 50-60'a, sağ gözündeki ise yüzde 80'e yükseldi." diye konuştu. Doç. Dr. Özgür Eroğul da erken teşhisin önemine dikkati çekerek, "Hastamız erken teşhis konusunda şanslı. Maküler hole cerrahisi uygulanmasaydı, bir süre sonra görme yetisini büyük ölçüde kaybedebilirdi. Durumu daha da kötüleşebilirdi. Şimdi ise araç kullanabilecek durumda." dedi.</p>

<p><img alt="A A 20260731 42109993 42109988 S A R I N O K T A D E L I G I N E B A G L I G O R M E K A Y B I E R K E N M U D A H A L E Y L E O N L E N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109993-42109988-s-a-r-i-n-o-k-t-a-d-e-l-i-g-i-n-e-b-a-g-l-i-g-o-r-m-e-k-a-y-b-i-e-r-k-e-n-m-u-d-a-h-a-l-e-y-l-e-o-n-l-e-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>MUSTAFA SUNA: 8 AY ÖNCE GÖRME KAYBI YAŞADIM VE ZOR GÜNLER GEÇİRDİM</h3>

<p>Suna ise 8 ay önce yaşadığı görme kaybı nedeniyle zor günler geçirdiğini dile getirdi.</p>

<p>Tedavi edilmediği takdirde iki gözünde de ciddi görme kayıpları yaşanabileceğini öğrendiğini belirten Suna, "Doktorlarımız bu süreçte benimle yakından ilgilendi. Bu cerrahi işlemlerin ardından iki gözüm de çok net görmeye başladı. Eskiden her şey bana bulanık geliyordu, şimdi her şeyi rahat görüyorum. Sağlığıma kavuştum." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260731 42109993 42109992 S A R I N O K T A D E L I G I N E B A G L I G O R M E K A Y B I E R K E N M U D A H A L E Y L E O N L E N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109993-42109992-s-a-r-i-n-o-k-t-a-d-e-l-i-g-i-n-e-b-a-g-l-i-g-o-r-m-e-k-a-y-b-i-e-r-k-e-n-m-u-d-a-h-a-l-e-y-l-e-o-n-l-e-n-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/gorme-yetisini-kaybeden-mustafa-suna-afyonkarahisar-saglik-bilimlerindeki-operasyonla-yeniden-gormeye-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260731-42109993-42109989-s-a-r-i-n-o-k-t-a-d-e-l-i-g-i-n-e-b-a-g-l-i-g-o-r-m-e-k-a-y-b-i-e-r-k-e-n-m-u-d-a-h-a-l-e-y-l-e-o-n-l-e-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="48648"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ses kısıklığı gırtlak kanseri ve diğer bazı ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/ses-kisikligi-girtlak-kanseri-ve-diger-bazi-ciddi-rahatsizliklarin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/ses-kisikligi-girtlak-kanseri-ve-diger-bazi-ciddi-rahatsizliklarin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lokman Hekim Sağlık Grubu Akay Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Güleser Saylam, 3 haftayı aşan ses kısıklığı, boyunda ağrısız şişlik ve iyileşmeyen ağız yaralarının, baş boyun kanserlerinin belirtisi olabileceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lokman Hekim Sağlık Grubundan yapılan yazılı açıklama Anadolu Ajansı tarafından servis edildi. Buna göre Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Saylam, "Dünya Baş Boyun Kanserleri Farkındalık Günü" dolayısıyla Saylam'ın yaptığı değerlendirmelere yer verildi. Saylam, toplumda yeterince bilinmese de baş boyun kanserlerinin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirtti. Baş boyun kanserlerinin dudak, ağız içi, dil, bademcik, yutak, gırtlak, burun boşluğu, sinüsler, tükürük bezleri ve tiroit bezinde gelişen tümörleri kapsadığını aktaran Saylam, bu bölgenin hem hayati fonksiyonların, hem de sosyal kimliğin merkezi olduğuna işaret etti.</p>

<h3>MEMORİAL SAĞLIK GRUBU: GIRTLAK KANSERİNİN HABERCİSİ OLABİLİR</h3>

<p>Konuyla ilgili Memorial Sağlık Grubu’nun kurumsal internet sitesinde yer alan bilgiye göre uzun süreli ses kısıklığı aynı zamanda gırtlak kanserinin de habercisi olabiliyor.</p>

<p>Ses kısıklığı, özellikle uzun süre devam ettiğinde önemli bir sağlık sorununun habercisi olabileceğini bildiren Memorial Sağlık Grubu’ndan kulak burun ve boğaz uzmanları, 15 günden fazla süren ses kısıklığı durumunda mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulması gerektiğini vurguluyor. Ses kısıklığının nedenine bağlı olarak tedavi sürecine erken dönemde başlanması büyük önem taşıdığını aktaran uzmanlar, erken evre gırtlak kanserinde, trakeotomi (boğazda kalıcı delik açılması) gerektirmeyen cerrahi yöntemlerin uygulanabileceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SES KISIKLIĞININ TEDAVİSİ İÇİN HANGİ İŞLEMLER YAPILIYOR?</h3>

<p>Öte yandan Medical Park Hastaneleri’nin kulak, burun ve boğaz alanında faaliyet gösteren uzmanlarının derlediği ve hastanenin kurumsal internet sitesinde yer verdikleri bilgilere göre ses kısıklığı tedavisi, altta yatan nedene göre planlanırken uygulanacak yöntemler hastalığın türüne göre değişiklik gösteriyor. Burada yer alan bilgilere göre üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı gelişen akut larenjit vakalarında, vücut enfeksiyonu temizledikçe şikâyetler genellikle kendiliğinden düzeliyor. Medical Park Hastaneleri’nin kurumsal sitesindeki bilgilere göre ses kısıklığının nedeni reflü, tiroid hastalıkları veya alerjik durumlar olduğunda, bu hastalıklara yönelik ilaç tedavileri uygulanıyor. Öte yandan ses teli nodülleri, polipler, travmalar ya da gırtlak kanseri gibi durumlarda cerrahi müdahale gerekebiliyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/ses-kisikligi-girtlak-kanseri-ve-diger-bazi-ciddi-rahatsizliklarin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260726-42066975-42066974-u-z-u-n-s-u-r-e-l-i-s-e-s-k-i-s-i-k-l-i-g-i-v-e-b-o-y-u-n-d-a-s-i-s-l-i-k-b-a-s-b-o-y-u-n-k-a-n-s-e-r-i-b-e-l-i-r-t-i-s-i-o-l-a-b-i-l-i-r.jpg" type="image/jpeg" length="36305"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden anne ve baba olmak isteyenlere çağrı]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-anne-ve-baba-olmak-isteyenlere-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-anne-ve-baba-olmak-isteyenlere-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Üroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mert Hamza Özbilen, toplumda çocuk yapamama durumuyla ilgili çok yanlış düşünce ve algıların olduğunu ve böyle bir sorun yaşayan Uşaklı çiftleri tedavi için beklediklerini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnfertilitenin, en az bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen çocuk sahibi olunamaması durumu olarak tanımlandığını belirten Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mert Hamza Özbilen, toplumda kısırlığın yalnızca kadınlardan kaynaklandığı yönünde yaygın bir algı bulunduğunu ifade etti. Vakaların yaklaşık yüzde 50’sinin erkek kaynaklı olduğunu vurgulayan Özbilen, bu nedenle çiftlerin birlikte değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, bu yaklaşımın doğru tanıya ulaşma sürecini hızlandırdığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Be8A14B5 640E 4D5B 920A 17B250F4Ac05" class="detail-photo img-fluid" height="1702" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/be8a14b5-640e-4d5b-920a-17b250f4ac05.jpg" width="2560" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ERKEK İNFERTİLİTESİNDE BAŞLICA NEDENLER ARASINDA VARİKOSEL VE YAŞAM TARZI FAKTÖRLERİ YER ALIYOR</h3>

<p>Erkek infertilitesinin başlıca nedenleri arasında varikosel, geçirilmiş enfeksiyonlar, sigara kullanımı ve hormon dengesizliklerinin öne çıktığını belirten Özbilen, genetik sorunlar, yetersiz ve dengesiz beslenme, obezite ile yoğun stresin de süreci olumsuz etkileyen faktörler arasında bulunduğunu ifade etti. Tedavi sürecinde sigaranın bırakılması, dengeli beslenme ve düzenli egzersizin önemli olduğuna dikkat çeken Özbilen, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının tedaviye katkı sunduğunu, varikosel tespit edilen hastalarda cerrahi müdahalenin uygulanabildiğini söyledi. Uygun hastalarda antioksidan tedavisinin tercih edilebildiğini aktaran Özbilen, gerekli görülen durumlarda yardımcı üreme tekniklerinin devreye alındığını belirtti.</p>

<h3>HASTAYA ÖZEL TEDAVİ YAKLAŞIMI İLE ERKEN TANI SÜRECİ ÖNEM TAŞIYOR</h3>

<p>Kısırlık problemi yaşayan her birey için özel tedavi planı oluşturduklarını dile getiren Özbilen, “Erkek infertilitesinde erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı başarılı sonuçlar açısından büyük önem taşır ve her hastanın durumu kendi özelliklerine göre farklılık gösterir. Bu nedenle böyle bir sorun söz konusuysa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır ve çiftler için en doğru yaklaşım bu olacaktır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinden-anne-ve-baba-olmak-isteyenlere-cagri</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2025/12/i-m-g-20250405-153938-1.jpg" type="image/jpeg" length="97960"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayaklarınız sıcak havaya rağmen üşüyorsa, bir kalk ve damar uzmanına görünmenizde yarar var!]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/ayaklariniz-sicak-havaya-ragmen-usuyorsa-bir-kalk-ve-damar-uzmanina-gorunmenizde-yarar-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/ayaklariniz-sicak-havaya-ragmen-usuyorsa-bir-kalk-ve-damar-uzmanina-gorunmenizde-yarar-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doktor Öğretim Üyesi Oğuz Arslantürk, tek taraflı ayak soğukluğunun kalp ve damar hastalıklarının belirtisi olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doktor Öğretim Üyesi Oğuz Arslantürk, tek taraflı ayak soğukluğuna eşlik eden kramp tarzı ağrı, ayakta solukluk, iyileşmeyen yaralar, kıllarda azalma ve ciltte renk değişikliğinin bacağa giden atardamarlar açısından değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Arslantürk, Karadeniz Bölgesi'nde, özellikle Zonguldak gibi yılın büyük bir bölümünde serin ve nemli iklimin hakim olduğu şehirlerde ayak üşümesinin oldukça sık görülen bir şikayet olduğunu söyledi. Çoğu zaman insanların bunu sadece havanın soğuk olmasına bağladığını belirten Arslantürk, özellikle bir ayağın diğerinden daha soğuk olması ve bu durumun sürekli devam etmesinin bazı zamanlar altta yatan önemli bir damar hastalığının ilk belirtisi olabileceğine dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><br />
STRES, KANSIZLIK, SOĞUK HAVA, HARAKETSİZLİK VEYA TİROİT BEZİNİN YAVAŞ ÇALIŞMASI AYAK ÜŞÜMESİNİN SEBEPLERİ ARASINDA</h3>

<p><br />
Arslantürk, ayak üşümesinin her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmeyeceğini, soğuk hava, hareketsizlik, stres, kansızlık ya da tiroit bezinin yavaş çalışması gibi durumların ayak üşümesinin nedeni olabileceğini kaydetti. Ancak üşüyen ayağın her zaman masum olmayacağını ifade eden Arslantürk, "Tek taraflı ayak soğukluğuna yürürken baldırda başlayıp dinlenmekle geçen kramp tarzında ağrı, ayakta solukluk, iyileşmeyen yaralar, kıllarda azalma veya ciltte renk değişikliği eşlik ediyorsa, mutlaka bacağa giden diğer atardamarlar açısından değerlendirilmelidir. Bu tablo, periferik arter hastalığının (kalp dışındaki özellikle bacaklardaki atardamarların daralması veya tıkanması) işareti olabilir." dedi. Arslantürk, periferik arter hastalığının, damar duvarında biriken yağ ve kireç plaklarının bacak atardamarlarını daraltması sonucu geliştiğine işaret ederek, "Kan akımı azaldıkça ayakta solukluk, soğukluk ve yürümekle ortaya çıkan ağrı görülebilir. Ancak hastaların önemli bir kısmında uzun süre belirgin bir şikayet olmayabilir. İşte bu nedenle hastalık çoğu zaman geç fark edilir." diye konuştu. Periferik arter hastalığının en önemli değiştirilebilir risk faktörünün sigara olduğunu kaydeden Arslantürk, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, ileri yaş ve kronik böbrek hastalığının da riski artıracağını anlattı.</p>

<h3><br />
<br />
"BACAK DAMARLARINDA TESPİT EDİLEN DARLIK, YALNIZCA BACAĞI İLGİLENDİREN BİR SORUN DEĞİLDİR"</h3>

<p><br />
<br />
Arslantürk, bu gibi durumların kalp krizi ve inmenin de en önemli risk faktörleri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: "Çünkü damar sertliği yalnızca bacağı değil, çoğu zaman tüm damar sistemini etkileyen yaygın bir hastalıktır. Yakın zamanda yaklaşık 500 bin kalp krizi hastasının değerlendirildiği geniş kapsamlı bir çalışmada, bacak damar hastalığı bulunan kişilerde hastane içinde yaşamını kaybetme riskinin, bu hastalığı olmayanlara göre daha yüksek olduğu gösterildi. Bu bize şunu söylüyor. Bacak damarlarında tespit edilen darlık, yalnızca bacağı ilgilendiren bir sorun değildir. Aynı zamanda kalp ve diğer damarları etkilemiş olabileceğinin önemli bir göstergesidir. Bu nedenle bu hastaların kalp ve damar sistemi mutlaka bütüncül olarak değerlendirilmelidir." Periferik arter hastalığının erken tanındığında başarılı şekilde tedavi edilebildiğinin altını çizen Arslantürk, sigaranın bırakılması, düzenli yürüyüş yapılması, tansiyon, kolesterol ve kan şekerinin kontrol altında tutulmasıyla uygun ilaç tedavisinin hastalığın ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatabildiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/ayaklariniz-sicak-havaya-ragmen-usuyorsa-bir-kalk-ve-damar-uzmanina-gorunmenizde-yarar-var</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-19-145348.jpg" type="image/jpeg" length="57547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak'taki yanlış uygulamalar, diyabet hastası çocukların düzenlerini bozdu!]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/usaktaki-yanlis-uygulamalar-diyabet-hastasi-cocuklarin-duzenlerini-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/usaktaki-yanlis-uygulamalar-diyabet-hastasi-cocuklarin-duzenlerini-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak’ta diyabet farkındalığını artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla düzenlenen Diyabet Sempozyumu kapsamında önemli değerlendirmelerde bulunan Uşak Diyabetliler Derneği Başkanı Sercan Bozer, diyabet hastalarının günlük yaşamlarında ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bu sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Özkan Yalım dönemine gönderme yapan Bozer, kurulan sistemin geçtiğimiz 2 yılda bozulmasının ciddi sıkıntı doğurduğunu kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak Diyabetliler Derneği Başkanı ve Diyabetle Yaşam Koçu Sercan Bozer, diyabet hastalarına destek amacıyla önceki Uşak Belediyesi döneminde kurdukları merkezde önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Türkiye’de birçok ilki başardıklarını ve Uşak’a Diyabetle Yaşam Merkezi kazandırdıklarını belirterek bu çalışmaların sonradan zarar gördüğünü ifaden eden Bozer, buna rağmen Uşak’taki diyabet hastalarının sorunlarını çözmek için mücadelelerini sürdürdüklerini belirten Bozer, yerel yöneticilere destek çağrısı yaptı.</p>

<p><img alt="2A85E4A7 7C43 45Dd 85F9 D99647004488" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/2a85e4a7-7c43-45dd-85f9-d99647004488.jpg" width="1600" /></p>

<h3>UŞAK DİYABET SEMPOZYUMUNDA HASTALARIN YAŞADIĞI SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GÜNDEME TAŞINDI</h3>

<p>Uşak İl Sağlık Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Diyabetliler Derneği iş birliğiyle düzenlenen sempozyum Uşak Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda diyabet hastalarının Uşak’ta ve Türkiye genelinde karşılaştığı zorluklar ele alınırken katılımcılar önemli başlıklarda görüş alışverişinde bulundu. Açılış konuşmasını yapan Sercan Bozer, diyabetle mücadelede bilinçlenmenin hayati önem taşıdığını ve doğru bilginin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguladı. Bozer, 2019 ile 2024 döneminde Mehmet Çakın’ın destekleriyle Atatürk Kültür Merkezi’nde Diyabetle Yaşam Merkezi kurduklarını hatırlattı. Merkezde diyabetli çocukların ölçüm cihazlarını temin ettiklerini ve birçok ihtiyacını karşıladıklarını belirten Bozer, desteklerin devam etmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="21A5F6De 02Ac 43C5 B8C7 C1Eec237De95" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/21a5f6de-02ac-43c5-b8c7-c1eec237de95.jpg" width="1600" /></p>

<h3>SEMPOZYUMDA UZMANLAR DİYABETİN PSİKOLOJİK BESLENME VE TEKNOLOJİK YÖNLERİNİ DETAYLI ŞEKİLDE ANLATTI</h3>

<p>Sempozyum kapsamında düzenlenen oturumlarda alanında uzman isimler diyabetin farklı yönlerini ele alarak katılımcılara kapsamlı bilgiler verdi. Uzman Klinik Psikolog Burak Karagür, diyabetli çocukların psikolojik süreçlerini ve aile içi iletişimin önemini katılımcılarla paylaştı. Diyabet Hemşiresi Fatı Emir, hipoglisemi ve hiperglisemi durumlarında karşılaşılan riskleri ve bu süreçlerin nasıl yönetileceğini anlattı. Uzman Diyetisyen Hacı İbrahim Koç, karbonhidrat sayımının diyabet yönetimindeki rolünü açıklayarak doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Uzm. Dr. Ozan Urem, diyabet teknolojilerinin hastaların yaşamını nasıl kolaylaştırdığını örneklerle anlattı. Program sonunda katılımcılar uzmanlara sorular yöneltti ve etkinlik soru-cevap bölümüyle tamamlandı.</p>

<p><img alt="37Cc9C0B Ce68 46D0 96Db 1D4A17A00Fae" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/37cc9c0b-ce68-46d0-96db-1d4a17a00fae.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EGE'DE YENİGÜN İHS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/usaktaki-yanlis-uygulamalar-diyabet-hastasi-cocuklarin-duzenlerini-bozdu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/ecf3bfec-1169-45ef-9013-825506c49a23.jpg" type="image/jpeg" length="15633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege Üniversitesi'nde dişten alınan kök hücreyle çikolata kistine çözüm]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/ege-universitesinde-disten-alinan-kok-hucreyle-cikolata-kistine-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/ege-universitesinde-disten-alinan-kok-hucreyle-cikolata-kistine-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi’nde yapılan çalışmalarda gömülü 20 yaş dişlerinden izole edilen kök hücrelerin, halk arasında çikolata kisti olarak adlandırılan endometrioma isimli rahatsızlığa iyi geldiği tespit edildi. Prof. Dr. Pelin Güneri, Prof. Dr. Mehmet Emin Kaval, Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, Prof. Dr. Uğur Tekin ve Dr. Birant Şimşek ile Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil, Prof. Dr. Timur Köse ve doktora öğrencileri Özgün Germiyan ve Ebru Eroğlu'nun yer aldığı çalışma grubu, önemli bulgular elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Diş Hekimliği ve Tıp fakültelerinde görev yapan bilim insanları, gömülü 20 yaş dişlerinden elde edilen kök hücrelerinin halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometriomaya iyi geldiğini belirledi. Prof. Dr. Pelin Güneri, Prof. Dr. Mehmet Emin Kaval, Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, Prof. Dr. Uğur Tekin ve Dr. Birant Şimşek ile Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil, Prof. Dr. Timur Köse ve doktora öğrencileri Özgün Germiyan ve Ebru Eroğlu'nun yer aldığı araştırma grubu, 2022 yılında çekilen gömülü 20 yaş dişlerindeki pulpa dokusundan mezenkimal kök hücreler elde etti. Laboratuvar ortamında çoğaltılan hücreler uygun koşullarda dondurularak bir yıl boyunca saklandı. Belirli aralıklarla yapılan analizlerde hücrelerin canlılığını ve kök hücre özelliklerini büyük ölçüde koruduğu belirlendi. Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmada elde edilen kök hücrelerin kadınlarda kısırlığa neden olan ve halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometriomayı tedavi ettiği ortaya konuldu. Projede yer alan Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, AA muhabirine, rutin olarak çekilen gömülü 20 yaş dişlerinin bugüne kadar tıbbi atık olarak değerlendirildiğini, bu dokuların ise önemli bir biyolojik kaynak oluşturabileceğini söyledi. Demirci, "Normalde çekilip atılan, tıbbi atık olan bu dişleri biz tekrardan değerlendirerek tıbbi tedavilerde kullanımını amaçladık. Yine özel solüsyonlar içerisinde, steril kabinlerde dişin içerisinden bu özel dokuyu, pulpa dediğimiz dokuyu çıkarıp izole ettik. Bir yıl sonra bunların hala kök hücre potansiyellerini korudukları ve canlılıklarını devam ettirdiklerini gözlemledik." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260717 41998426 41998410 D I S T E N E L D E E D I L E N K O K H U C R E L E R C I K O L A T A K I S T I I C I N U M U T V E R D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260717-41998426-41998410-d-i-s-t-e-n-e-l-d-e-e-d-i-l-e-n-k-o-k-h-u-c-r-e-l-e-r-c-i-k-o-l-a-t-a-k-i-s-t-i-i-c-i-n-u-m-u-t-v-e-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>HÜCRELER LABORATUVAR ORTAMINDA ÇOĞALTILDI</h3>

<p>Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kök Hücre Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil de cerrahi işlemlerden sonra kendilerine gelen dişin iç kısmındaki hücreleri alarak laboratuvarda çalışma yaptıklarını söyledi. Alınan hücre örneklerini enzimler ve çeşitli kimyasal maddelerle bir araya getirdiklerini anlatan Uyanıkgil, şunları kaydetti: "Belli bir süre geçtikten sonra bunları 'santrifüj' dediğimiz dönme gerilim kuvvetine bağlı çalışan cihazlarla muamele ettik. Daha sonra da bunları hücre kültürü ortamlarına ektik. Bu ekilen hücreleri de inkubatörlerde takip ettik. Yaklaşık 3-5 gün arasında hücrelerin ortama yayıldığını tespit ettik. Eksi 80 derecede bunları muhafaza ettik ve aylık kontrollerini yaptık. Biz bu hücreleri çoğalttık. İlgili dönemlerde çıkartarak tekrar canlılık testlerini yaptık. Boyamalar yaparak mikroskop altında analizler de yaptık. Bunların kök hücre olduğunu teyit ettik."</p>

<p><img alt="A A 20260717 41998426 41998411 D I S T E N E L D E E D I L E N K O K H U C R E L E R C I K O L A T A K I S T I I C I N U M U T V E R D I" class="detail-photo img-fluid" height="811" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260717-41998426-41998411-d-i-s-t-e-n-e-l-d-e-e-d-i-l-e-n-k-o-k-h-u-c-r-e-l-e-r-c-i-k-o-l-a-t-a-k-i-s-t-i-i-c-i-n-u-m-u-t-v-e-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>"ÇİKOLATA KİSTİNİN GERİLEDİĞİNİ GÖRDÜK"</h3>

<p>Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İsmet Hortu da elde edilen kök hücreleri kadınlarda sıklıkla görülen kısırlığa neden olan çikolata kisti hastalığı tedavisinde kullandıklarını söyledi. Endometrioma hastalığı taşıyan deney hayvanlarına bu kök hücreleri enjekte ettiklerini anlatan Hortu, şunları kaydetti: "Hasta olmayan sıçanlarda çikolata kisti hastalığı için model oluşturduk. Gömülü 20 yaş dişlerinden elde ettiğimiz dental pulpa kök hücrelerini de hasta hayvanların karnının içerisine enjekte ederek o çikolata kistinin gerilediğini gördük. Hayvanlar tedavi edilmiş oldu. Bununla ilgili ilerleyen araştırmalarda, moleküler ve yeni tekniklerin de insanlar üzerinde uygun olabilir hale gelmesini umut etmekteyiz. Kısırlığın, çikolata kistinin ve çikolata kistine bağlı kısırlığın tedavisi kimi hasta grubunda cerrahi yöntemlerle, kimi hasta grubunda hormonal yöntemlerle yapılmaya çalışılsa da tüm dünyada henüz elde edilmiş, kanıtlanmış, net fayda ayırabileceğimiz yüz güldürüş sonuçlar halen yok."</p>

<p><img alt="A A 20260717 41998426 41998412 D I S T E N E L D E E D I L E N K O K H U C R E L E R C I K O L A T A K I S T I I C I N U M U T V E R D I" class="detail-photo img-fluid" height="827" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260717-41998426-41998412-d-i-s-t-e-n-e-l-d-e-e-d-i-l-e-n-k-o-k-h-u-c-r-e-l-e-r-c-i-k-o-l-a-t-a-k-i-s-t-i-i-c-i-n-u-m-u-t-v-e-r-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji, Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/ege-universitesinde-disten-alinan-kok-hucreyle-cikolata-kistine-cozum</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260717-41998426-41998414-d-i-s-t-e-n-e-l-d-e-e-d-i-l-e-n-k-o-k-h-u-c-r-e-l-e-r-c-i-k-o-l-a-t-a-k-i-s-t-i-i-c-i-n-u-m-u-t-v-e-r-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="56932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz sıcakları etkisini gösterirken, ne kadar su içeceğimizi öğrenmenin yolu!]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/yaz-sicaklari-etkisini-gosterirken-ne-kadar-su-icecegimizi-ogrenmenin-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/yaz-sicaklari-etkisini-gosterirken-ne-kadar-su-icecegimizi-ogrenmenin-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak, İzmir, Eskişehir ve bir çok ilde hissedilen sıcak hava nedeniyle günlük tüketilmesi gereken su miktarını uzmanlar belli bir formülle ortaya koyuyor. Bu formülde çıkan sonucun asgari tüketilmesi gereken su olduğu vurgulanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak, Kütahya, Eskişehir, İzmir, Aydın ve diğer illerde sıcak hava etkisini gösteriyor ve yazın tüketilecek olan su miktarı büyük önem taşıyor. Uzmanlar günlük ortalama yetişkin bir bireyin 2 buçuk litre su tüketmesi gerektiğini önerirken, Medicana’nın kurumsal internet sitesinde ise bu işin formülasyonu, kilo ile 0,03’ün çarpımı olarak gösteriliyor. Yani 70 kilo olan bir kişinin günlük başlangıç seviyesinde 2,1 litre su içmesi gerekiyor.</p>

<h3>YETİŞKİN BİR KİŞİNİN ORTALAMA 2,5 LİTRE SU İÇMESİ ÖNERİLİYOR</h3>

<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte terleme yoluyla vücuttan sıvı ve mineral kaybı artarken, yeterli sıvı alımı hayati önem taşıyor. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün aktardığı bilgilere göre su tüketimi, sadece susuzluğu gidermekle kalmayıp vücuttaki toksinlerin atılması, metabolizmanın dengelenmesi ve biyokimyasal süreçlerin sağlıklı işlemesi açısından kritik rol oynarken, insan vücudu gün içerisinde böbrekler yoluyla yaklaşık 1,5 litre, deri üzerinden 0,5 litre, bağırsaklardan 0,3 litre ve solunumla 0,3 litre olmak üzere toplamda yaklaşık 2,45 litre su kaybediyor. Bu kaybın yiyecek ve içeceklerle yerine konması, “hidrasyon” dengesinin korunması açısından büyük önem taşıyor ve kaybedilen suyun yerine konmaması durumunda “dehidratasyon” adı verilen susuzluk tablosu ortaya çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MEDICANA HASTANESİ’NİN KURUMSAL SİTESİNDEKİ BİLGİLERE GÖRE GÜNLÜK SU TÜKETİMİ FORMÜLASYONU</h3>

<p>Medicana Hastanesi’nin resmi internet sitesinde yer alan bilgiye göre tüketilecek su miktarı kilo ile 0,03’ün çarpımıyla bulunuyor. Buna göre 100 kilogram olan bir kişi, 100 x 0.03 işlemiyle günde 3 litre su tüketmesi gerektiğini hesaplarken bu, temel su ihtiyacınızı belirlemek için basit bir başlangıç noktası olarak aktarılan bir bilgi olarak yer alıyor. Medicana’nın resmi internet sitesindeki “Yaz aylarında ve egzersiz sırasında su tüketimi nasıl olmalı?” sorusuna şöyle yanıt veriliyor: “Özellikle yaz aylarında ve egzersiz sırasında su ihtiyacınız artar ve vücudunuz terleme yoluyla daha fazla su ve elektrolit kaybettiği için bu dönemlerde su tüketiminizi artırmanız gerekir. Her yarım saatlik yoğun aktivite için bir-iki bardak daha fazla su içebilirsiniz”.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EGE'DE YENİGÜN İHS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/yaz-sicaklari-etkisini-gosterirken-ne-kadar-su-icecegimizi-ogrenmenin-yolu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com/uploads/2024/03/su-cesmesi-su.jpg" type="image/jpeg" length="62956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Şehir Hastanesi'nde yapılan anne karnı operasyonla Güneş ve Hüseyin Aydın'ın bebekleri sağlıklı bir şekilde doğdu]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/izmir-sehir-hastanesinde-yapilan-anne-karni-operasyonla-gunes-ve-huseyin-aydinin-bebekleri-saglikli-bir-sekilde-dogdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/izmir-sehir-hastanesinde-yapilan-anne-karni-operasyonla-gunes-ve-huseyin-aydinin-bebekleri-saglikli-bir-sekilde-dogdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne karnında "ayrık omurga" (spina bifida) tanısı konulan bebek, İzmir Şehir Hastanesi'nde gebeliğin 24. haftasında gerçekleştirilen fetal cerrahi operasyonun ardından sağlıklı şekilde dünyaya geldi ve takip süreci başarıyla tamamlandı. İzmir Buca’da yaşayan Güneş ve Hüseyin Aydın çifti bebeklerine sağlıklı bir şekilde kavuştukları için büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Buca ilçesinde yaşayan Güneş ve Hüseyin Aydın çiftinin bebeğinde, gebeliğin 18. haftasında yapılan tarama ultrasonunda spina bifida tespit edildi ve aile için zorlu bir süreç bu aşamada başlamış oldu. Bunun üzerine anne adayı, ileri tedavi amacıyla İzmir Şehir Hastanesi'ne sevk edildi ve uzman ekipler tarafından detaylı değerlendirme süreci başlatılarak gerekli planlamalar yapıldı. Kadın hastalıkları ve doğum, perinatoloji ile beyin ve sinir cerrahisi ekiplerinin ortak değerlendirmesi sonucu bebeğe anne karnında cerrahi müdahale yapılmasına karar verildi ve süreç multidisipliner yaklaşımla yürütüldü.</p>

<p><img alt="A A 20260715 41979063 41979056 A N N E K A R N I N D A K I M U D A H A L E A Y R I K O M U R G A L I B E B E G I N S A G L I K L I D O G M A S I N I S A G L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260715-41979063-41979056-a-n-n-e-k-a-r-n-i-n-d-a-k-i-m-u-d-a-h-a-l-e-a-y-r-i-k-o-m-u-r-g-a-l-i-b-e-b-e-g-i-n-s-a-g-l-i-k-l-i-d-o-g-m-a-s-i-n-i-s-a-g-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>GEBELİĞİN 24’ÜNCÜ HAFTASINDA YAKLAŞIK 4 SAAT SÜREN BİR AMELİYAT YAPILDI</h3>

<p><br />
Gebeliğin 24. haftasında yaklaşık 4 saat süren ameliyatta, annenin rahmine yapılan kesiyle bebeğin omurgasındaki açıklık onarıldı ve operasyon başarılı şekilde tamamlanarak kritik aşama geride bırakıldı. Operasyonun ardından gebelik yakından takip edildi ve süreç boyunca hem annenin hem de bebeğin sağlık durumu uzman ekipler tarafından düzenli olarak kontrol altında tutuldu. Bebek Ömer Asaf, 26 Haziran'da gebeliğin 30. haftasında yaklaşık 2 kilo 600 gram ağırlığında dünyaya geldi ve doğum sonrası süreçte gerekli tüm tıbbi destek sağlandı. Tedavisi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde devam eden bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi ve doktorlar gelişiminin olumlu yönde ilerlediğini açıkladı. Anne Güneş Aydın, Anadolu Ajansı muhabirine tanıyı ilk öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını ancak doktorlarının desteğiyle ameliyatı kabul ettiğini ve sürece güven duyduğunu belirtti. Riskli bir süreç geçirdiklerini ifade eden Aydın, eşinin ısrarcı olduğunu, ameliyatı kabul ettiğini ve şu an bebeğinin sağlıklı hareketler göstermesinin kendisini mutlu ettiğini dile getirdi. Aydın, süreç boyunca korku yaşadığını ancak doktorların hem riskleri hem de olumlu sonuç ihtimallerini anlattığını ve sonunda güzel haberler aldıklarını söyledi. Bebeğinin ve kendisinin iyi olduğunu ifade eden Aydın, duygularını tarif ederken mutluluğunu ve her gün aldığı güzel haberlerin kendisini umutlandırdığını vurguladı. Kucağına aldığında tarifsiz bir mutluluk yaşadığını belirten anne, sağlıklı bir evlada sahip olmanın verdiği huzuru dile getirdi ve şükrettiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="A A 20260715 41979063 41979055 A N N E K A R N I N D A K I M U D A H A L E A Y R I K O M U R G A L I B E B E G I N S A G L I K L I D O G M A S I N I S A G L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260715-41979063-41979055-a-n-n-e-k-a-r-n-i-n-d-a-k-i-m-u-d-a-h-a-l-e-a-y-r-i-k-o-m-u-r-g-a-l-i-b-e-b-e-g-i-n-s-a-g-l-i-k-l-i-d-o-g-m-a-s-i-n-i-s-a-g-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>İZMİR ŞEHİR HASTANESİ BAŞHEKİMİ PROF. DR. YAPRAK ÜSTÜN: ERKEN TANI VE ZAMANINDA MÜDAHALE ÖNEMLİ</h3>

<p><br />
İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yaprak Üstün, spina bifidanın doğuştan görülen merkezi sinir sistemi anomalilerinden biri olduğunu belirterek, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini ifade etti. Üstün, bu rahatsızlığın ilerleyen süreçte yürüme güçlüğü ile bağırsak ve mesane fonksiyonlarında bozukluklara neden olabileceğini vurgulayarak erken müdahalenin önemine dikkat çekti. Fetal cerrahi uygulamalarında erken tanının kritik önem taşıdığını vurgulayan Üstün, İzmir Şehir Hastanesi'nde bu tür ameliyatların başarıyla gerçekleştirildiğini ve ekip olarak önemli bir deneyim kazandıklarını söyledi. Üstün, Ege Bölgesi başta olmak üzere tüm Türkiye'de bu alanda referans merkez olmayı hedeflediklerini belirterek, yapılan çalışmaların bu amaca hizmet ettiğini ifade etti. Bu ameliyatların genellikle 19'uncu ve 26'ncı gebelik haftaları arasında planlandığını belirten Üstün, bu süreden sonra başarı oranının azaldığını ve zamanlamanın kritik olduğunu vurguladı. Ameliyat sürecine ilişkin bilgi veren Üstün, annenin rahmine kesi yapıldıktan sonra bebeğin anomali bölgesinin ortaya çıkarıldığını ve beyin cerrahisi ekibine devredildiğini söyledi. Beyin cerrahisi ekibinin omurga ve deri üzerindeki açıklığı onardıktan sonra bebeğin tekrar kadın doğum ekibine teslim edildiğini ve sürecin koordineli şekilde tamamlandığını belirtti. Kadın doğum hekimlerinin rahmi kapattıktan sonra anneyi takibe aldığını ifade eden Üstün, ameliyat sonrası sağlıklı bebeklerin ailelerine teslim edilmesinin en büyük mutluluk olduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="A A 20260715 41979063 41979057 A N N E K A R N I N D A K I M U D A H A L E A Y R I K O M U R G A L I B E B E G I N S A G L I K L I D O G M A S I N I S A G L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260715-41979063-41979057-a-n-n-e-k-a-r-n-i-n-d-a-k-i-m-u-d-a-h-a-l-e-a-y-r-i-k-o-m-u-r-g-a-l-i-b-e-b-e-g-i-n-s-a-g-l-i-k-l-i-d-o-g-m-a-s-i-n-i-s-a-g-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PERİNATOLOJİ KLİNİK İDARİ VE EĞİTİM SORUMLUSU PROF. DR. ATALAY EKİN, MULTİDİSİPLİNER EKİP ÇALIŞMASINA DEĞİNDİ</h3>

<p><br />
Perinatoloji Klinik İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Atalay Ekin, multidisipliner ekip çalışmasının bu tür operasyonlarda başarıyı artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek koordinasyonun önemine dikkat çekti. Ekin, fetal cerrahinin spina bifidalı bebeklerde doğum öncesi tedavi imkanı sunduğunu ve bu sayede doğum sonrası komplikasyonların azaltılabildiğini ifade etti. Ameliyata katılan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Çağlar Türk ise anne karnında gerçekleştirilen cerrahinin, doğum sonrası müdahalelere kıyasla iyileşme sürecine önemli katkı sağladığını vurguladı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hakan Gölbaşı da operasyonun ardından hem annenin hem de bebeğin sağlık durumunun olumlu seyrettiğini belirterek sürecin başarıyla tamamlandığını kaydetti.</p>

<p><img alt="A A 20260715 41979063 41979058 A N N E K A R N I N D A K I M U D A H A L E A Y R I K O M U R G A L I B E B E G I N S A G L I K L I D O G M A S I N I S A G L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260715-41979063-41979058-a-n-n-e-k-a-r-n-i-n-d-a-k-i-m-u-d-a-h-a-l-e-a-y-r-i-k-o-m-u-r-g-a-l-i-b-e-b-e-g-i-n-s-a-g-l-i-k-l-i-d-o-g-m-a-s-i-n-i-s-a-g-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/izmir-sehir-hastanesinde-yapilan-anne-karni-operasyonla-gunes-ve-huseyin-aydinin-bebekleri-saglikli-bir-sekilde-dogdu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260715-41979063-41979054-a-n-n-e-k-a-r-n-i-n-d-a-k-i-m-u-d-a-h-a-l-e-a-y-r-i-k-o-m-u-r-g-a-l-i-b-e-b-e-g-i-n-s-a-g-l-i-k-l-i-d-o-g-m-a-s-i-n-i-s-a-g-l-a-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="28613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde her gün ücretsiz Uşak tarhanası dağıtılacak]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-her-gun-ucretsiz-usak-tarhanasi-dagitilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-her-gun-ucretsiz-usak-tarhanasi-dagitilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin poliklinik binasının girişinde her gün saat 10 ile 11 arasında 1 saat boyunca, 500 kişilik tarhana çorbası dağıtımı yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ana Bina Poliklinik girişinde hasta ve hasta yakınlarına yönelik başlatılan çorba ikramı uygulaması bugün hayata geçirilirken, ilk dağıtımı Uşak Valisi Serdar Kartal gerçekleştirdi. Programa Vali Serdar Kartal’ın yanı sıra Uşak İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Tarık Acar, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Mesut Saka, İl Emniyet Müdürü Taner Çiftçi, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Özgür Kılıç, Uşak OSB Yönetim Kurulu Üyesi Fahri Polat ve kurum temsilcileri katıldı. Her gün saat 10.00 ile 11.00 arasında gerçekleştirilecek çorba dağıtımının ilk gününde vatandaşlara ikramı bizzat yapan Vali Serdar Kartal, uygulamanın düzenli olarak sürdürüleceğini belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Kartal, Şefkat Eli projesi kapsamında hayata geçirilen bu hizmetin ihtiyaç sahibi olsun ya da olmasın herkese ulaşmasının önemli olduğunu vurgulayarak, yapılan çalışmanın toplumsal dayanışmaya katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="A A 20260714 41970486 41970482 U S A K T A H A S T A N E B A H C E S I N D E C O R B A I K R A M I B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260714-41970486-41970482-u-s-a-k-t-a-h-a-s-t-a-n-e-b-a-h-c-e-s-i-n-d-e-c-o-r-b-a-i-k-r-a-m-i-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GÜNLÜK ÇORBA DAĞITIMI BAŞLANGIÇTA BEŞ YÜZ KİŞİ İÇİN PLANLANARAK UYGULAMAYA KONULDU</h3>

<p>Uşak İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Tarık Acar’dan uygulamaya ilişkin bilgi alan Vali Kartal, ilk çorbaları vatandaşlara kendi elleriyle dağıtırken, hastane önünde düzenli olarak çorba ikramının devam edeceği bildirildi. İlk etapta 500 kişilik kapasiteyle başlayan dağıtımın ilerleyen süreçte talebe göre artırılarak 1000 kişi ve üzerine çıkarılması planlanırken, farklı çorba çeşitlerinin de değerlendirileceği ifade edildi.</p>

<p><img alt="A A 20260714 41970486 41970483 U S A K T A H A S T A N E B A H C E S I N D E C O R B A I K R A M I B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="879" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260714-41970486-41970483-u-s-a-k-t-a-h-a-s-t-a-n-e-b-a-h-c-e-s-i-n-d-e-c-o-r-b-a-i-k-r-a-m-i-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>UŞAK TARHANASI ŞİFA DEPOSU OLARAK BÖLGE KÜLTÜRÜNÜ VE EKONOMİSİNİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYOR</h3>

<p>Uşak’ın simge lezzetlerinden biri olan tarhana çorbası, besleyici ve geleneksel yapısıyla öne çıkarken, domates, biber, un ve yoğurdun fermente edilmesiyle hazırlanan bu ürün bölge halkı tarafından büyük ilgi görüyor. Uşak kültürünün önemli bir parçası olan tarhana, halk arasında “içinde 18 doktor var” sözüyle anılırken, hem sağlık açısından sunduğu faydalar hem de ekonomik katkısıyla kentte önemli bir değer olarak varlığını sürdürüyor.</p>

<p><img alt="A A 20260714 41970486 41970484 U S A K T A H A S T A N E B A H C E S I N D E C O R B A I K R A M I B A S L A D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260714-41970486-41970484-u-s-a-k-t-a-h-a-s-t-a-n-e-b-a-h-c-e-s-i-n-d-e-c-o-r-b-a-i-k-r-a-m-i-b-a-s-l-a-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-her-gun-ucretsiz-usak-tarhanasi-dagitilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260714-41970486-41970485-u-s-a-k-t-a-h-a-s-t-a-n-e-b-a-h-c-e-s-i-n-d-e-c-o-r-b-a-i-k-r-a-m-i-b-a-s-l-a-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="37387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak'ta 112 ekipleri 2 dakika içinde vakaya gitti]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/usakta-112-ekipleri-2-dakika-icinde-vakaya-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/usakta-112-ekipleri-2-dakika-icinde-vakaya-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak'ta yayın yapan Ege'de Yenigün İnternet Haber Sitesi Muhabiri Berkay Özyayla, yaşadığı sağlık sorununun nedeniyle gece saat 3 sıralarında 112'yi aradı ve ekiplerin 2 dakika içinde evinde olduğunu görünce şaşırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ta görev yapan Ege’de Yenigün İHS Muhabiri Berkay Özyayla, yaşadığı sağlık sorununda 112 ekiplerinin hızlı müdahalesi ve hastanedeki doğru teşhisle kısa sürede sağlığına kavuştuğunu söyledi. Gece saat 03.00 ile 03.30 sıralarında gıda zehirlenmesi şüphesiyle 112’yi aradığını belirten Özyayla, Atatürk Mahallesi’ndeki evine ambulansın yaklaşık 2 dakika içinde ulaştığını ifade etti. Bu kadar kısa sürede sağlık ekiplerinin gelmesine şaşırdığını dile getiren Özyayla, ilk müdahalenin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğünü aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>UŞAK 112’Yİ ARADI VE EKİBİ 2 DAKİKA İÇİNDE EVİNDE GÖRDÜ</h3>

<p>Yaşadığı süreci anlatan Özyayla, “Gıda zehirlenmesi yaşadığımı düşündüm ve ambulans çağırdım ve yaklaşık 2 dakika içinde kapımıza geldiler. Bu kadar hızlı ulaşacaklarını beklemiyordum ve şaşkınlık içinde sağlık ekiplerine durumumu anlattım, ilk müdahalenin ardından beni Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi yetişkin acil servisine götürdüler” dedi.</p>

<h3>UŞAK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ACİL SERVİS’NDEKİ DOĞRU TEŞHİS KONDU</h3>

<p>Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil servisinde yapılan muayene sonrası doğru teşhisin konulduğunu belirten Özyayla, yaşadığı sorunun böbrekten kum dökme olduğunu öğrendiğini ve hızlı müdahale ile tedavi edildiğini söyledi. Sağlık hizmetlerinden memnun kaldığını ifade eden Özyayla, “En güzel tarafı, herhangi bir tanıdık aramadan sağlık hizmetinin zamanında ve doğru şekilde verildiğini görmek oldu. Mevki makam gözetmeden hizmet eden tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EGE'DE YENİGÜN İHS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/usakta-112-ekipleri-2-dakika-icinde-vakaya-gitti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com/uploads/2025/02/yeni-dogan-hastane-ambulans.jpg" type="image/jpeg" length="54281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcağa karşı neden dikkatli olunmalı ve neler yapılmalı!]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/asiri-sicaga-karsi-neden-dikkatli-olunmali-ve-neler-yapilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/asiri-sicaga-karsi-neden-dikkatli-olunmali-ve-neler-yapilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte yükselen sıcaklık ve nem oranları, insan sağlığını olumsuz etkileyebilirken, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre özellikle yaşlılar, çocuklar, hamileler ile kalp-damar, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalığı bulunan bireyler, sıcak havalarda daha büyük risk altında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü resmi internet sitesindeki bilgilere göre sıcak çarpması, hayati risk taşıyan ciddi bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Yüksek ateş, baş ağrısı, sersemlik, bilinç kaybı, bulantı, kusma, hızlı kalp atışı ve nefes darlığı en önemli belirtiler arasında yer alırken, bu tür belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması ve kişinin serin bir ortama alınması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SIVI TÜKETİMİ ARTIRILMALI VE GÜNEŞTEN KORUNMAK ŞART</h3>

<p>Sıcak havalarda terleme ile birlikte vücut ciddi oranda sıvı ve elektrolit kaybederken, bu durum susuz kalmaya yol açarken, günlük su tüketiminin 2,5 ila 3 litreye çıkarılması öneriliyor. Kafeinli içeceklerin fazla tüketimi su kaybını artırabileceği için sınırlandırılması gerekirken, ayran ve maden suyu gibi içecekler elektrolit dengesine katkı sağlıyor. Medical Park Hastaneleri’nin internet sitesinde yer alan bilgilere göre ise sıcakta baygınlık durumuna karşı da dikkatli olunması gerekiyor. Sitede, “Uzun süre aşırı sıcaklara maruz kalma ve yeterli miktarda sıvı almamaya bağlı şekilde vücutta su ve mineral kaybı meydana gelir. Bu da sıcak bitkinliği veya yorgunluğunu ortaya çıkarabilir. Bu durum daha yaygın olarak yaşlılarda, yüksek tansiyonu olanlarda ve güneş altında çalışanlarda görülür” uyarısı yapılıyor.</p>

<h3>MEDİCANA: SIK DUŞ ALMAK BU SÜREÇTE RAHATLATICI ETKİ YAPABİLİR</h3>

<p>Medicana Hastanesi’nin internet sitesinde ise günün en sıcak saatlerinde, sabah 10 ile akşam üzeri dört arasında, mecbur olmadıkça dışarı çıkılmaması ve bu saat aralarında denize de girilmemesi ve güneşten kaçınılması gerektiği bildiriliyor. İnternet sitesinde yer alan bilgilere göre güneşten koruyucu kremler ile gözlük ve şapka gibi gereçlerin kullanımı tavsiye ediliyor. Medicana’daki uzmanlar, “Günün en sıcak saatlerinde fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, güneş gören pencereler perde ve güneşliklerle kapatılmalı ve mümkünse sık sık duş alınmalı veya eller, ayaklar ve yüz suyla yıkanmalıdır” ifadesine yer veriliyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EGE'DE YENİGÜN İHS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/asiri-sicaga-karsi-neden-dikkatli-olunmali-ve-neler-yapilmali</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com/uploads/2023/07/sicak-hava.jpg" type="image/jpeg" length="51822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak'taki ameliyathanelerde sürdürülebilirliği baz alan proje için çalışmalar sürüyor]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/usaktaki-ameliyathanelerde-surdurulebilirligi-baz-alan-proje-icin-calismalar-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/usaktaki-ameliyathanelerde-surdurulebilirligi-baz-alan-proje-icin-calismalar-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak İl Sağlık Müdürlüğü ve Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki geri dönüşüm ve sürdürülebilirliği baz alan proje kapsamında, önemli bir eğitim çalışması yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ameliyathanelerde ilk kez uygulanan geri dönüşüm süreciyle ilgili Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Avrupa Birliği Erasmus+ KA210-VET Programı kapsamında yürütülen ECO-WASTE Projesi doğrultusunda oluşturulan 12 kişilik Yeşil Ekip, ameliyathanelerde sürdürülebilir atık yönetimini güçlendirmek amacıyla eğitim aldı. İzmir Valiliği koordinatörlüğünde yürütülen projede, Uşak Üniversitesi, Prag Yaşam Bilimleri Üniversitesi ve Finlandiya’dan KiwiMedi OY ortak olarak yer aldı ve süreç aktif şekilde sürdürülürken, proje kapsamında ekiplerin, ameliyathanelerde oluşan tıbbi atıkları döngüsel ekonomi ilkelerine uygun şekilde yönetmek için sahada uygulamalı bilgiler edindiği, Uşak İl Sağlık Müdürlüğü tarafından bildirildi.</p>

<p><img alt="A797C11E 5B61 4E89 A98C 434A28Ab9B9F" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a797c11e-5b61-4e89-a98c-434a28ab9b9f.jpg" width="1200" /></p>

<h3>AMELİYATHANELERDE OLUŞAN TIBBİ ATIKLARIN ÇEVRESEL ETKİSİNİ AZALTMAK İÇİN EĞİTİM PROGRAMI DETAYLI ŞEKİLDE UYGULANDI</h3>

<p>Uşak İl Sağlık Müdürlüğü’nün aktardığı bilgiye göre, Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen eğitim programında, Uşak Üniversitesi öğretim elemanları; Arş. Gör. Dr. Bilgen Arıkan, Doç. Dr. Oğuzhan Gökalp ve Dr. Öğr. Üyesi Ercüment Egeli aktif rol alarak katılımcılara kapsamlı bilgiler aktardı. Program süresince sağlık hizmetlerinde döngüsel ekonomi yaklaşımı, tıbbi atık yönetimi süreçleri, geri dönüşüm uygulamaları ve sürdürülebilir finansal yönetim başlıkları detaylı şekilde ele alınırken, eğitim boyunca Yeşil Ekip üyeleri, ameliyathane süreçlerinde oluşan atıkların azaltılması ve kaynakların daha verimli kullanılması için uygulanabilir yöntemler üzerine yoğunlaştı ve örnek çalışmalar gerçekleştirdi.</p>

<p><img alt="1C7B63A5 Dce0 40B8 9053 4402030798Da" class="detail-photo img-fluid" height="1259" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/1c7b63a5-dce0-40b8-9053-4402030798da.jpg" width="1200" /></p>

<h3>YEŞİL EKİP ÜYELERİNİN EDİNDİĞİ BİLGİLERİ SAHADA UYGULAYARAK SÜRDÜRÜLEBİLİR SİSTEMLER OLUŞTURMASI HEDEFLENİYOR</h3>

<p>Program sonunda katılımcılara sertifikaları verildi ve ekip üyelerinin edindikleri bilgi ve deneyimleri doğrudan ameliyathane süreçlerine yansıtarak sürdürülebilir uygulamaları yaygınlaştırmasının hedeflendiğini belirten proje yürütücüsü Arş. Gör. Dr. Bilgen Arıkan, eğitimin gerçekleşmesine destek veren Uşak İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Tarık Acar ile Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Mesut Saka’ya teşekkür etti. ECO-WASTE Projesi kapsamında önümüzdeki süreçte İzmir Şehir Hastanesi’nde oluşturulan Yeşil Ekip için de benzer eğitim programlarının planlandığı ve çalışmaların genişletilerek devam edeceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="3De2Caa5 6Dd6 4Daf Ad3A C52D27970Fc8" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/3de2caa5-6dd6-4daf-ad3a-c52d27970fc8.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/usaktaki-ameliyathanelerde-surdurulebilirligi-baz-alan-proje-icin-calismalar-suruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2025/12/i-m-g-20250405-153938-1.jpg" type="image/jpeg" length="72413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz döneminde yaygınlaşan mangalda akciğer sağlığı için çok dikkatli olması lazım!]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/yaz-doneminde-yayginlasan-mangalda-akciger-sagligi-icin-cok-dikkatli-olmasi-lazim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/yaz-doneminde-yayginlasan-mangalda-akciger-sagligi-icin-cok-dikkatli-olmasi-lazim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz döneminde Uşak, Eskişehir, Kütahya ve bir çok ilde mangal yakan vatandaşların dikkat etmesi gereken konuların başında akciğer sağlığı geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz dönemi geldi ve bunun bir diğer anlamı da hafta sonları evde sıkılanların ailecek pikniğe gitmeleri ve piknik mevzu bahis olunca mangal yakılması oluyor. Eskişehir, Bilecik, Uşak, Kütahya, İzmir ve bir çok ilde mangal yakımıyla ilgili bazı alanlar yasaklanırken, belediyelerin yönetimindeki alanlarda piknik yapılacak. Peki mangal yakmanın sağlık açısından bazı sakıncaları bulunuyor mu? İşte bu soruya yanıt veren uzmanlar, uzun süre mangal dumanına maruz kalmanın akciğer kanseri riskini artırabileceğini ifade ediyor.</p>

<h3>MANGAL DUMANINDAKİ BULUNAN TOKSİK GAZLAR, AKCİĞER SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR</h3>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Medipol Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Kunter, mangal dumanında bulunan renksiz ve kokusuz bazı toksik gazların uzun vadede akciğer sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Anadolu Ajansı’nın abonelerine servis edilen haberde görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Kunter, aylarının öne çıkan etkinliklerinden mangalın beraberinde getirebildiği fark edilmeyen sağlık risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kunter, mangal sırasında açığa çıkan bazı renksiz ve kokusuz toksik gazların uzun vadede akciğer sağlığını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti. Dumanın içerdiği bazı maddelerin solunum sistemi için risk oluşturabildiğini aktaran Kunter, özellikle fark edilmeyen toksik gazlara uzun süre maruz kalmanın astımı tetikleyebileceğini ve akciğer hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini belirtti.</p>

<h3>HALK SAĞLIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DE BU KONUDA BİR DİZİ UYARILARDA BULUNDU</h3>

<p>Öte yandan konuyla ilgili bir uyarıyı da Sağlık Bakanlığı’na bağlı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre kapalı ortamlarda kömür veya odun yakmak, mangal yapmak, küçük ve havasız yerlerde kamp ocağı ya da gaz lambası kullanmak da tehlikeli olarak görülüyor. Yangın ve patlamalardan çıkan duman da CO içerir ve hızla zehirlenmeye yol açabildiğini bildiren Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre; ülkemizde, özellikle kış aylarında soba kullanımının artması ile karbonmonoksit kaynaklı zehirlenme vakalarında artış görülmekte, zehirlenmeye bağlı olarak vatandaşlarımız hayatını kaybetmekte ya da vücutlarında kalıcı hasar oluşturduğu uyarısını yaptı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/yaz-doneminde-yayginlasan-mangalda-akciger-sagligi-icin-cok-dikkatli-olmasi-lazim</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com/uploads/2023/08/mangal1.jpg" type="image/jpeg" length="70733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütahya Şehir Hastanesi'nin oksijen tedavi birimine Uşak, Eskişehir ve Afyon'dan yoğun talep olacak]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/kutahya-sehir-hastanesinin-oksijen-tedavi-birimine-usak-eskisehir-ve-afyondan-yogun-talep-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/kutahya-sehir-hastanesinin-oksijen-tedavi-birimine-usak-eskisehir-ve-afyondan-yogun-talep-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya Şehir Hastanesi'ne kurulan ve kemik iliği ödemi, avasküler nekroz, diyabetik ayak enfeksiyonu, kemik iltihabı, ani işitme ve görme kaybı ile karbonmonoksit zehirlenmesi gibi vakalarda önemli yararlar sağlayacak olan oksijen tedavi merkezine; Uşak, Eskişehir, Afyonkarahisar ve Bilecik'ten yoğun talep bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’tan da zaman zaman hastaların tedavi amaçlı gittiği Kütahya Şehir Hastanesi bünyesinde kurulan Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi, düzenlenen törenle hizmete alındı. Türkiye'de sayılı merkezler arasında yer alan tesisin açılışına Vali Musa Işın, AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, İl Sağlık Müdürü Ensar Durmuş, kurum müdürleri, hastane yöneticileri ile sağlık çalışanları katıldı.</p>

<p><img alt="A A 20260710 41942029 41942024 K U T A H Y A S E H I R H A S T A N E S I H I P E R B A R I K O K S I J E N T E D A V I M E R K E Z I H I Z M E T E A C I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="802" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260710-41942029-41942024-k-u-t-a-h-y-a-s-e-h-i-r-h-a-s-t-a-n-e-s-i-h-i-p-e-r-b-a-r-i-k-o-k-s-i-j-e-n-t-e-d-a-v-i-m-e-r-k-e-z-i-h-i-z-m-e-t-e-a-c-i-l-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>KÜTAHYA ŞEHİR HASTANESİ’NDE UYGULANACAK OLAN OKSİJEN TEDAVİSİ HAKKINDA BİLGİ VERDİ</h3>

<p>Açılış programında Kütahya Şehir Hastanesi Sualtı ve Hiperbarik Tıp Uzmanı Dr. Recep Furkan Çalık, merkezin teknik altyapısı, çalışma sistemi ve uygulanacak tedavi yöntemleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Daha sonra gazetecilere açıklamada bulunan Çalık, merkezde temel amaçlarının doğru hastaya doğru zamanda uygun tedaviyi sunmak olduğunu söyledi. Hiperbarik oksijen tedavisinin, hastalara yaklaşık 14 metre deniz derinliğine eş değer basınç altında yüzde 100 oksijen solutulması esasına dayandığını belirten Çalık, bu yöntemle dokularda çözünen oksijen miktarının artırılarak oksijenlenmesi yetersiz olan bölgelere daha etkin oksijen ulaştırıldığını ifade etti.</p>

<p><img alt="A A 20260710 41942029 41942026 K U T A H Y A S E H I R H A S T A N E S I H I P E R B A R I K O K S I J E N T E D A V I M E R K E Z I H I Z M E T E A C I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="801" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260710-41942029-41942026-k-u-t-a-h-y-a-s-e-h-i-r-h-a-s-t-a-n-e-s-i-h-i-p-e-r-b-a-r-i-k-o-k-s-i-j-e-n-t-e-d-a-v-i-m-e-r-k-e-z-i-h-i-z-m-e-t-e-a-c-i-l-d-i.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>AFYONKARAHİSAR, BİLECİK VE ESKİŞEHİR’DEN HASTALARIN BURAYA TEDAVİ İÇİN GELMESİ BEKLENİYOR</h3>

<p>Çalık, merkezde kemik iliği ödemi, avasküler nekroz, diyabetik ayak enfeksiyonu, kemik iltihabı, ani işitme ve görme kaybı ile karbonmonoksit zehirlenmesi gibi çeşitli hastalıkların tedavisinin gerçekleştirilebildiğini aktararak, hastalığın türüne göre farklı sayıda seans uygulandığını ve tedavi süresinin genellikle yaklaşık 2 saat olduğunu kaydetti. Çalık, merkezin Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir ve Uşak başta olmak üzere çevre illerden gelecek hastalara da hizmet verecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Merkezde halen 10 ila 12 hastanın aktif olarak tedavi gördüğünü dile getiren Çalık, hizmetin bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılayacağını sözlerine ekledi.<img alt="A A 20260710 41942029 41942027 K U T A H Y A S E H I R H A S T A N E S I H I P E R B A R I K O K S I J E N T E D A V I M E R K E Z I H I Z M E T E A C I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="801" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260710-41942029-41942027-k-u-t-a-h-y-a-s-e-h-i-r-h-a-s-t-a-n-e-s-i-h-i-p-e-r-b-a-r-i-k-o-k-s-i-j-e-n-t-e-d-a-v-i-m-e-r-k-e-z-i-h-i-z-m-e-t-e-a-c-i-l-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/kutahya-sehir-hastanesinin-oksijen-tedavi-birimine-usak-eskisehir-ve-afyondan-yogun-talep-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260710-41942029-41942022-k-u-t-a-h-y-a-s-e-h-i-r-h-a-s-t-a-n-e-s-i-h-i-p-e-r-b-a-r-i-k-o-k-s-i-j-e-n-t-e-d-a-v-i-m-e-r-k-e-z-i-h-i-z-m-e-t-e-a-c-i-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="36765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezitenin etkilediği alanlardan biri de diş tedavisi]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/obezitenin-etkiledigi-alanlardan-biri-de-dis-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/obezitenin-etkiledigi-alanlardan-biri-de-dis-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şeker, kalp, tansiyon, kas ve bir çok hastalığın sebebi olan obezite, aynı zamanda diş tedavi süreçlerini de olumsuz etkileyen unsurlardan biri olarak ön plana çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Taha Aktaş, diş implantında, vücut kitle indeksi, diyabet, sigara kullanımı, ağız hijyeni ve diğer sistemik hastalıkların bir bütün olarak ele alınması ve tedavinin bu yönde planlanması gerektiğini belirtti. Anadolu Ajansı’nın abonelerine servis ettiği haberde görüşlerine yer verilen Dr. Öğr. Üyesi Aktaş, ABD'de Philadelphia Veterans Affairs Medical Center'da, dental implant uygulanan 325 hastanın verilerinin incelendiği çalışmanın sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aktaş, çalışmadan elde edilen verilerin, implant tedavisinde hastanın genel sağlık durumunun önemini bir kez daha ortaya koyduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>VÜCUT KİTLE İNDEKSİ 30 VE ÜZERİNDE OLAN HASTALAR RİSK GRUBUNDA YER ALIYOR</h3>

<p>Çalışmada, vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan hastalarda 5 yıl içinde peri-implantitis gelişme riskinin yüzde 34 olarak tespit edildiğini vurgulayan Aktaş, şunları kaydetti: "Vücut kitle indeksi 30'un altında olan hastalarda ise bu oran yüzde 23 düzeyinde bulunuyor. Sigara kullanımı, diyabet ve yaş gibi diğer faktörler de değerlendirildiğinde obezitenin peri-implantitis gelişme olasılığında yüzde 56'lık artışla bağımsız bir risk faktörü olarak öne çıktığı görülüyor." Aktaş, peri-implantitisin implant çevresinde gelişen önemli bir inflamatuvar hastalık olduğuna işaret ederek, sorunun implant çevresindeki yumuşak dokularda başlayan iltihabi sürecin implantı destekleyen kemik dokusunu etkilemesiyle ilerleyebileceğini anlattı.</p>

<h3>OBEZİTE, BİR ÇOK HASTALIĞIN TEMEL NEDENLERİ ARASINDA YER ALIYOR</h3>

<p>Öte yandan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre obezite bir çok rahatsızlığın sebepleri arasında gösteriliyor. Burada yer alan bilgilere göre obezite, günümüzde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Genel olarak vücutta yağ kütlesinin, yağsız kütleye oranla aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının olması gereken seviyenin üzerine çıkması olarak tanımlanıyor. Buna göre obezite şu hastalıkların da sebebi olarak gösteriliyor: İnsülin direnci, hiperinsülinemi, tip 2 diabetes mellitus (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek tansiyon), koroner arter hastalığı, hiperlipidemi, hipertrigliseridemi (kan yağlarının yükselmesi), metabolik sendrom, safra kesesi hastalıkları, bazı kanser türleri (kadınlarda safra kesesi, endometriyum, yumurtalık ve meme kanserleri, erkeklerde ise kolon ve prostat kanserleri), osteoartrit, felç, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, astım, solunum zorluğu, gebelik komplikasyonları, menstruasyon düzensizlikleri, aşırı kıllanma, ameliyat risklerinin artması, ruhsal sorunlar (anoreksiya nevroza, blumia nevroza, binge eating, gece yeme sendromu), toplumsal uyumsuzluklar, sık kilo alıp verme sonucu deri enfeksiyonları, kasık ve ayaklarda mantar enfeksiyonları ve kas-iskelet sistemi problemleri.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/obezitenin-etkiledigi-alanlardan-biri-de-dis-tedavisi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-55c4c0738076f01a521f784dcdaca369.webp" type="image/jpeg" length="33043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buz ve çeşitli tedavilerle iyileşmeyen menisküste son çare ameliyat olmak]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/buz-ve-cesitli-tedavilerle-iyilesmeyen-meniskuste-son-care-ameliyat-olmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/buz-ve-cesitli-tedavilerle-iyilesmeyen-meniskuste-son-care-ameliyat-olmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menisküs yaş ve yapılan spora göre bazı kişilerde ortaya çıkabiliyor ve hayatı olumsuz anlamda etkiliyor. Uzmanlar, buz ve çeşitli fizik tedavi yöntemleriyle iyileşmeyen menisküste son çarenin ameliyat olduğunu ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili bir açıklama yapan Medicana Kadıköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu, menisküs yırtıklarında tedavinin hastanın yaşı, aktivite düzeyi, şikayetleri ve yırtığın özelliklerine göre planlandığını belirtti. Anadolu Ajansı tarafından servis edilen habere göre diz ağrısı, her yaş grubunda günlük yaşam kalitesini etkileyebilen yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Doç. Dr. Pehlivanoğlu, diz ekleminin günlük yaşamda fazla yük taşıyan eklemler arasında bulunduğunu vurgulayarak, yürüme, merdiven çıkma, çömelme ve spor gibi birçok aktivite sırasında yoğun şekilde kullanılması nedeniyle çeşitli yaralanmalara maruz kalabildiğini ifade etti.</p>

<h3>DİZ EKLEMİNİN SAĞLIKLI ÇALIŞMASI KRİTİK GÖREVLER ÜSTLENİYOR</h3>

<p>Pehlivanoğlu, sık görülen yaralanmalar arasında yer alan menisküs yırtıklarının yalnızca profesyonel sporcularda değil, toplumun her kesiminde görülebildiğini belirterek, menisküslerin diz ekleminin sağlıklı çalışmasında kritik görevler üstlendiğini aktardı. Menisküslerin diz ekleminde "femur" ile "tibia" kemikleri arasında bulunan özel yapılar olduğunu ifade eden Pehlivanoğlu, şöyle devam etti: "Diz ekleminde iç ve dış tarafta olmak üzere iki adet menisküs bulunur. Bu yapılar yürürken, koşarken veya zıplarken oluşan yükleri emerek, eklemdeki kıkırdak yüzeylere dengeli şekilde dağıtır. Aynı zamanda dizin stabilitesinin korunmasına ve eklem kıkırdaklarının zarar görmesinin önlenmesine katkı sağlar. Bu nedenle menisküsler diz ekleminin sağlıklı çalışması açısından çok önemli yapılardır”.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SAĞLIK BAKANLIĞI: FİZİK TEDAVİ İLE GEÇMEYEN YIRTIKLAR AMELİYATLA ÇÖZÜMLENEBİLİR</h3>

<p>Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre ise menisküsün yırtık olup olmadığı muayene ile büyük oranda anlaşılabileceğini ancak kesin tanı MR ile konulacağı ifade edildi. Tedavi yırtığın şekline, yaralanmanın zamanına ve hastanın yaşına göre değişiklik göstereceğini bildiren Sağlık Bakanlığı yetkilileri, bazı tip yırtıkların tedavisinin kesinlikle ameliyat olduğunu ve bazı tip yırtıklar fizik tedavi ve rehabilitasyon ile çözümün mümkün olduğunu ortaya koydular. Sağlık Bakanlığı uzmanları, “Menisküs yırtıklarının tedavisindeki temel amaç ağrı ve fonksiyon kaybını gidermek ve uzun vadede dizde meydana gelebilecek kireçlenmelerin önüne geçmektir. Dizde sağlam ve fonksiyonel bir menisküs elde etmektir. Bu amaçla ameliyatsız iyileşmesi mümkün olmayan menisküs yaralanmalarında yırtığın yerleşimi, yaralanmanın süresi ve hastanın yaşına göre değişik tedavi yöntemleri vardır. Eğer imkan varsa yırtık dikilerek tamir edilmeli ve menisküs korunmalı, yırtık tipi buna elverişli değilse yırtık olan kısım temizlenmelidir” ifadesini kullandı. Bakanlık yetkilileri, ameliyat sonrasında 2 ila 3 gün hastane yatışışının söz konusu olabileceğini ve operasyondan 15 gün sonra dikişlerin kontrole gidilerek aldırılması gerektiğini ve pansumanın düzenli yapımının önem taşıdığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/buz-ve-cesitli-tedavilerle-iyilesmeyen-meniskuste-son-care-ameliyat-olmak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com/uploads/2023/09/ameliyat1.jpg" type="image/jpeg" length="49732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda skolyozun ilk belirtileri havuzlarda kendini gösteriyor]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/cocuklarda-skolyozun-ilk-belirtileri-havuzlarda-kendini-gosteriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/cocuklarda-skolyozun-ilk-belirtileri-havuzlarda-kendini-gosteriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazı çocukların başının belası haline gelebilen ve sosyal hayatta bedensel ve ruhsal olarak olumsuz etkileri hissedilen skolyoz hakkında uyarıda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Gökçen'e göre çocuklarda, deniz veya havuzda omuzlardan birinin diğerine göre daha yüksek görünmesi, kürek kemiğinin belirginleşmesi ya da bel kıvrımlarındaki asimetri skolyozun ilk işaretleri arasında yer alabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Gökçen, çocukluk çağındaki skolyozun çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için yalnızca dış görünümdeki küçük değişikliklerle kendini gösterebildiğini, bu nedenle erken tanının tedavi için büyük önem taşıdığını belirtti. Medicana Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, çocuklarda, deniz veya havuzda omuzlardan birinin diğerine göre daha yüksek görünmesi, kürek kemiğinin belirginleşmesi ya da bel kıvrımlarındaki asimetri skolyozun ilk işaretleri arasında yer alabiliyor.</p>

<h3>OMURGANIN SAĞA VEYA SOLA DOĞRU EĞRİLMESİYLE ORTAYA ÇIKAN SKOLYOZUN FARKLI DERECELERİ VAR</h3>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökçen, çocukluk çağında çoğu zaman ağrıya neden olmayan skolyozun erken dönemde fark edilmesinin tedavi başarısını artırdığını belirtti. Gökçen, omurganın sağa veya sola doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan skolyozun farklı derecelerde görülebileceğini vurgulayarak, hafif eğriliklerin günlük yaşamda fark edilmeyebildiğini ancak yaz aylarında çocukların havuz veya denizde daha fazla vakit geçirmesi sayesinde omurga asimetrilerinin daha kolay görülebildiğini ifade etti. Her omuz eşitsizliğinin skolyoz anlamına gelmediğini aktaran Gökçen, şüpheli durumlarda omurga konusunda deneyimli bir uzman tarafından yapılacak muayenenin erken tanı açısından büyük önem taşıdığını anlattı. Skolyozun omurganın sağa ve sola doğru rotasyonel eğriliği olarak tanımlandığına işaret eden Gökçen, şu bilgileri verdi: "Bazı omurga eğrilikleri 20 derecenin altında seyredebilirken bazı hastalarda eğrilik 40 derecenin üzerine çıkarak tedavi gerektirebilir. Hafif dereceli skolyozlar özellikle kış aylarında kalın kıyafetler nedeniyle aileler tarafından fark edilmeyebilir ancak yaz aylarında çocukların sırt bölgesinin daha fazla görünür olması, omuz ve bel seviyesindeki asimetrilerin dikkat çekmesini sağlayabilir. Bu nedenle yaz dönemi skolyozun erken fark edilmesi açısından önemli bir fırsat oluşturabilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"SKOLYOZU OLAN ÇOCUKLARDA OMUZLARDAN BİRİ DİĞERİNE GÖRE DAHA YÜKSEK GÖRÜNEBİLİYOR"</h3>

<p>Skolyozu olan çocuklarda omuzlardan birinin diğerine göre daha yüksek görünebildiğinin altını çizen Gökçen, "Kürek kemiğinin belirginleşmesi, bel kıvrımlarında eşitsizlik ve gövdenin yana doğru eğik görünmesi de dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alır. Çocukluk çağındaki skolyoz çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için hastalık yalnızca dış görünümdeki küçük değişikliklerle kendini gösterebilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gökçen, skolyoz belirtilerinin hastanın yaşına, omurga eğriliğinin derecesine ve tipine göre değişebildiğini, omuz seviyesinde farklılık, bel asimetrisi, dik durmakta zorlanma ve gövdenin eğik görünmesinin en sık karşılaşılan bulgular arasında yer aldığını aktardı. Doç. Dr. Gökçen, "Yürüme güçlüğü, bacak ağrısı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetler ise daha çok ileri yaş skolyozlarında görülmektedir. Çocukluk çağındaki skolyoz hastalarında ağrı beklenen bir bulgu değildir. Bu nedenle yalnızca ağrı olmadığı için omurga eğriliklerinin göz ardı edilmemesi gerekir." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"TEDAVİ YAŞA VE EĞRİLİĞİN DERECESİNE GÖRE PLANLANIYOR"</h3>

<p>Gökçen, skolyoz tedavisinde en önemli iki kriterin hastanın yaşıyla omurga eğriliğinin derecesi olduğunu, 20 derecenin altındaki eğriliklerde çoğu zaman düzenli takibin yeterli olduğunu vurguladı. Kemik gelişimi devam eden ve eğrilik derecesi artan çocuklarda ise korseler veya uygun görülen durumlarda manyetik rod sistemleriyle eğriliğin ilerlemesinin kontrol altına alınmaya çalışıldığını belirten Gökçen, "Kemik gelişimi tamamlandıktan sonra eğriliğin derecesine göre cerrahi gerekip gerekmediği değerlendirilir. İleri derecede skolyozu bulunan ve kemik gelişimini tamamlamış genç hastalarda ise doğrudan cerrahi tedavi planlanabilir." ifadelerini kullandı. Skolyoz tedavisinde başarılı sonuçlar elde edildiğine dikkati çeken Gökçen, şu değerlendirmelerde bulundu: "Skolyoz ameliyatlarında omurgaya yerleştirilen cerrahi sistemlerle eğrilik düzeltilerek omurga dengeli hale getirilmektedir. Uygun zamanda yapılan tedavi sayesinde çocuklar ve gençler akranlarıyla birlikte aktif, sağlıklı ve hareketli yaşamlarını sürdürebilmektedir. Bu nedenle ailelerin özellikle yaz aylarında çocuklarının omuz, sırt ve bel bölgelerindeki farklılıkları dikkatle gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurmaları erken tanı açısından büyük önem taşımaktadır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/cocuklarda-skolyozun-ilk-belirtileri-havuzlarda-kendini-gosteriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/a-a-20260702-41852624-41852623-c-o-c-u-k-l-a-r-d-a-o-m-u-z-v-e-b-e-l-a-s-i-m-e-t-r-i-s-i-s-k-o-l-y-o-z-u-n-i-l-k-i-s-a-r-e-t-i-o-l-a-b-i-l-i-r.jpg" type="image/jpeg" length="45959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Hekimlerinden Dr. Büşra Nur Yılmaz uzmanlık eğitimini tamamladı]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesi-acil-hekimlerinden-dr-busra-nur-yilmaz-uzmanlik-egitimini-tamamladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesi-acil-hekimlerinden-dr-busra-nur-yilmaz-uzmanlik-egitimini-tamamladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniğinde görev yapan Dr. Büşra Nur Yılmaz, uzmanlık eğitimini tamamladı ve Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Mesut Saka'nın da katıldığı bir törenle belgesini aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği asistanlarından Dr. Büşra Nur Yılmaz’ın uzmanlık eğitimini tamamlayarak Uzman Hekim unvanı aldığı bildirildi. Hastane tarafından yapılan açıklamada, Dr. Büşra Nur Yılmaz’ın dört yıl süren uzmanlık eğitimini başarıyla tamamladığı ve bitirme sınavlarını geçerek uzman hekim olmaya hak kazandığı ifade edildi.</p>

<h3>DÖRT YILLIK UZMANLIK EĞİTİMİNİ BAŞARIYLA TAMAMLAYARAK UZMAN HEKİM UNVANI ALDI</h3>

<p>Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, Acil Tıp Kliniği’nde görev yapan Dr. Büşra Nur Yılmaz’ın büyük bir emek ve kararlılıkla sürdürdüğü uzmanlık sürecini tamamladığı belirtildi. Açıklamada, Dr. Büşra Nur Yılmaz’ın mesleki gelişimini başarıyla tamamlayarak uzman hekim unvanını aldığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BAŞHEKİM DR. ÖĞR. ÜYESİ MESUT SAKA UZMAN HEKİM BÜŞRA NUR YILMAZ’I TEBRİK ETTİ</h3>

<p>Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Mesut Saka, uzmanlık eğitimini tamamlayan Dr. Büşra Nur Yılmaz’ın bilgi birikimi ve mesleki yetkinliğiyle sağlık hizmetlerine katkı sunmaya devam edeceğini belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Mesut Saka yaptığı açıklamada, hekimlerin özverili çalışmalarıyla toplum sağlığına önemli katkılar sunduğunu ifade ederek Dr. Büşra Nur Yılmaz’a meslek hayatında başarılar diledi. Hastane yönetimi de Dr. Büşra Nur Yılmaz’ın sağlık alanındaki çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/usak-egitim-ve-arastirma-hastanesi-acil-hekimlerinden-dr-busra-nur-yilmaz-uzmanlik-egitimini-tamamladi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/07/731047862-17918513664395455-8017045064144447506-n.jpg" type="image/jpeg" length="75337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütahya'dan çıkan gümüş ve bor madenini yaraları tedavi için kullanacaklar]]></title>
      <link>https://www.usakport.com.tr/kutahyadan-cikan-gumus-ve-bor-madenini-yaralari-tedavi-icin-kullanacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.usakport.com.tr/kutahyadan-cikan-gumus-ve-bor-madenini-yaralari-tedavi-icin-kullanacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak'ın komşusu Kütahya'da çalışmalarını sürdüren Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, bölgeden çıkan gümüş ve boru yatak ve diyabetle ilgili yaraların tedavisi için kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ın komşusu Kütahya’da eğitim, sağlık ve araştırma faaliyetlerini sürdüren Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesindeki merkezde geliştirilen bor ve gümüş içerikli 2 kremin patent, ileri araştırma ve üretimi için yoğun çalışma yapılıyor. Söz konusu kremlerin vücuttaki diyabetik ve yatak yarası olarak bilinen basınca dayalı yaraların iyileşme sürecine yenilikçi bir çözüm getirmesi de bilim insanlarınca dile getiriliyor. Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) bünyesindeki Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezinde (KUYAM), vücut yaralarının iyileşmesini desteklemek amacıyla bor ve gümüş içerikli yenilikçi iki krem geliştirildi. KSBÜ Tıp Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren KUYAM'da, Koordinatör Doç. Dr. Fatih Kar öncülüğünde borun sağlık alanındaki kullanımına yönelik araştırmalar yürütülüyor. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen, Doç. Dr. Ayşegül Savcı, Doç. Dr. Derya Berikten, Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Özgen Özkaya ve Dr. Öğr. Üyesi Sinan Darcan'ın yer aldığı ekip tarafından yürütülen projeler kapsamında, yaklaşık iki yıl önce başlatılan çalışmalardan olumlu sonuçlar elde edildi.</p>

<p><img alt="A A 20260630 41828825 41828819 A K A D E M I S Y E N L E R B O R V E G U M U S M I N E R A L L I I K I Y A R A B A K I M U R U N U G E L I S T I R D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41828825-41828819-a-k-a-d-e-m-i-s-y-e-n-l-e-r-b-o-r-v-e-g-u-m-u-s-m-i-n-e-r-a-l-l-i-i-k-i-y-a-r-a-b-a-k-i-m-u-r-u-n-u-g-e-l-i-s-t-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DİYABETİK, KRONİK VE UZUN SÜRELİ YATIŞA BAĞLI OLUŞAN YATAK YARALARININ ÇÖZÜMÜNDE YARARLI OLACAK</h3>

<p>KUYAM Koordinatörü Doç. Dr. Fatih Kar, Anadolu Ajansı muhabirine, daha önce de borun sağlık alanında değerlendirilmesine yönelik çeşitli ürünler geliştirdiklerini ve bu alandaki araştırmalarını sürdürdüklerini söyledi.Özellikle iyileşmesi uzun süren yaraların hastalar ve sağlık sistemi açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Kar, şöyle konuştu: "Diyabetik yaralar, kronik yaralar ve uzun süreli yatışa bağlı oluşabilen basınç yaraları hem hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor hem de tedavi ve bakım maliyetlerini artırıyor. Bazı yaraların iyileşme süresinin uzaması hastanede yatış sürelerini de artırabiliyor. KUYAM olarak yürüttüğümüz projelerde, yara bakımına katkı sağlayabilecek yerli, yenilikçi ve ulaşılabilir ürünler geliştiriyoruz." Kar, KUYAM laboratuvarlarında akademisyenlerin yanı sıra lisans ve lisansüstü öğrencilerin de araştırma ve ürün geliştirme çalışmalarına aktif olarak katkı sunduğunu aktardı.</p>

<p><img alt="A A 20260630 41828825 41828821 A K A D E M I S Y E N L E R B O R V E G U M U S M I N E R A L L I I K I Y A R A B A K I M U R U N U G E L I S T I R D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41828825-41828821-a-k-a-d-e-m-i-s-y-e-n-l-e-r-b-o-r-v-e-g-u-m-u-s-m-i-n-e-r-a-l-l-i-i-k-i-y-a-r-a-b-a-k-i-m-u-r-u-n-u-g-e-l-i-s-t-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>BİR BOR VE DİĞERİ DE GÜMÜŞ NANOPARTİKÜL İÇEREN BİR FORMÜLASYONA SAHİP</h3>

<p>Bor ve gümüş nanopartikül içeren krem formundaki iki yara bakım ürününün geliştirilme süreçleri hakkında bilgi veren Kar, şunları kaydetti:"Ürünlerimizden biri bor nanopartikül, diğeri ise gümüş nanopartikül içeren bir formülasyona sahip. Hücre kültürü ve preklinik çalışmalarda her iki ürün için de yara iyileşmesini destekleyen olumlu sonuçlar elde ettik. Ürünlerin hücre kültürü ve preklinik aşamadaki etkinlik değerlendirmelerini tamamladık." Bilimsel çalışmaların yalnızca proje ve yayın aşamasında kalmasını istemediklerini vurgulayan Kar, temel hedeflerinin araştırma sonuçlarını sağlık alanında kullanılabilecek katma değerli ürünlere dönüştürmek olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="A A 20260630 41828825 41828823 A K A D E M I S Y E N L E R B O R V E G U M U S M I N E R A L L I I K I Y A R A B A K I M U R U N U G E L I S T I R D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41828825-41828823-a-k-a-d-e-m-i-s-y-e-n-l-e-r-b-o-r-v-e-g-u-m-u-s-m-i-n-e-r-a-l-l-i-i-k-i-y-a-r-a-b-a-k-i-m-u-r-u-n-u-g-e-l-i-s-t-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3>HER 2 KREM DE KÜTAHYA’DA ELDE OLAN YERLİ İMKANLARLA GELİŞTİRİLDİ</h3>

<p>Türkiye'de kullanılan bazı yara bakım ürünlerinin yurt dışından temin edildiğini hatırlatan Kar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Geliştirdiğimiz ürünlerin en önemli özelliklerinden biri, yerli imkanlar ve üniversitemizin bilimsel altyapısı kullanılarak hazırlanmış olmasıdır. Yurt dışından temin edilen ürünlerin maliyetleri oldukça yüksek olabiliyor. Biz de daha ekonomik, erişilebilir ve etkili yara bakım ürünleri geliştirerek dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sunmak istiyoruz. Ürünleşme süreçlerinin başarıyla tamamlanmasıyla bu ürünlerin yalnızca ülkemizde kullanılmasını değil, uluslararası pazarlara sunulmasını da hedefliyoruz.” Doç. Dr. Kar, üniversitenin Üreten Sağlık Platformu kapsamındaki ürün adayları arasına alınan ürünlerin patent, ileri araştırma ve üretime hazırlık süreçlerine ilişkin çalışmaların devam ettiğini, KUYAM'da yürüttükleri bilimsel çalışmalara KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin'in de destek sağladığını sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="A A 20260630 41828825 41828822 A K A D E M I S Y E N L E R B O R V E G U M U S M I N E R A L L I I K I Y A R A B A K I M U R U N U G E L I S T I R D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://usakportcomtr.teimg.com/usakport-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41828825-41828822-a-k-a-d-e-m-i-s-y-e-n-l-e-r-b-o-r-v-e-g-u-m-u-s-m-i-n-e-r-a-l-l-i-i-k-i-y-a-r-a-b-a-k-i-m-u-r-u-n-u-g-e-l-i-s-t-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANADOLU AJANSI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.usakport.com.tr/kutahyadan-cikan-gumus-ve-bor-madenini-yaralari-tedavi-icin-kullanacaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://usakportcomtr.teimg.com/crop/1280x720/usakport-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41828825-41828820-a-k-a-d-e-m-i-s-y-e-n-l-e-r-b-o-r-v-e-g-u-m-u-s-m-i-n-e-r-a-l-l-i-i-k-i-y-a-r-a-b-a-k-i-m-u-r-u-n-u-g-e-l-i-s-t-i-r-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="68987"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
